Kentsel Dönüşüm Ve Demiryolu Uygulamaları
Ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişime paralel olarak kent ve kentlinin etkileşim biçimlerinin değişimi kent merkezlerini de değiştirerek alışılagelmiş işlevlerini yitirmesine yol açmıştır.Temel olarak bu merkezler kentin algılanmasında ve kimliğinin oluşumunda belirleyici olmuşlardır. Bu nedenle kentsel dönüşüm projeleri son yıllarda sürekli tartışılan bir konu olmuş ve çoğu uygulamada içi boşaltılmış bir niteliğe bürünmüştür.
Devamı için tıklayınız »
İtalya’nın "Yavaş Şehir (Slow City)" hareketini destekleyenler, şehir merkezlerinde araba kullanımını yasaklayarak ve McDonald’s şubeleriyle süpermarketleri kapatarak yaşanır kentler oluşturmaya çalışıyorlar. Asya’ya da sıçrayan bu akım, tüm Avrupa’da hızla yayılıyor.
Eskişehir’de demiryolu geçişinin yeraltına alınması çalışmaları sürerken tarihi tonozlu gar binası Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından "tarihi bina" olarak tescillenerek koruma altına alındı.
Hafızalarımızı tazelemek için örneklemek gerekirse; İdealtepe’de yapılan karayolu üst geçidi, Küçükyalı’da yapılan karayolu alt geçidi, Atalar’da yapılan karayolu üst geçidi, Pendik karayolu üst geçidi, Osmangazi karayolu üst geçidi, Maltepe karayolu alt geçidi vb. gibi köprü ve alt geçitlerin yakın tarihimiz içinde inşa edildiğini görürüz. Bu geçitlerin hepsinin ortak bir özelliği vardır, o da; demiryolunu dikey keserler ve genelde sahil yollarına bağlantıyı sağlarlar.
2004 yılındaki tren kazasi ardindan, Ankara’da TMMOB İl Kooridinasyon Kurulu ve BTS yöneticileri tarafından bir broşür hazırlanmış ve demiryolunun güvenliği için ticari bir işletmecilik öngörüsünden vaz geçilmesi talep edilmişti. TCDD nin 2 ye bölünerek hizmetlerin özelleştirilmesi için Demiryolu kanun taslağının TBMM’ye geldiği bu günlerde anlamlı olan bu çalışmayı tekrar yayımlayarak hafızalarımızı tazelemek gerektiğine inanıyoruz.
Ülkemizde karayoluna dayalı ulaşım politikaları şehirler arası yolculuklarımızı esir aldığı gibi kent içi yolculuklarımızı da içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Ankara’da 15 yıldır uygulanmakta olan katlı kavşak ve yol genişletmesine dayalı ulaşım politikası ile çağdaş- sürdürülebilir yaklaşımların karşılaştırıldığında trafik sorununun çözülmesinden öte bir sarmalın içine düşüldüğü gün gibi ortadadır.