Kent ve Demiryolu Menü

Müzelik Yazılar

Kalıcı Başlantı:

“Müze”lik yazılar 3-Adresini Arayan Mektup: Bir Müze Onarım Hikâyesi…

Her ne kadar şu seçim patırtısı arasında demiryolu kimin aklına gelsin denilirse de belli olmaz! Bakarsınız yüz kaçıncı yıl diye kağşamış bir söylemi ısıtabilirler yine. Kamuoyunda “Hızlı Tren” diye bilinen, Ankara-İstanbul arası tren yolculuğunu “2,5 saate indirecek” denilen Ayaş Tüneli projesi üstüne “resmen” soğuk su içeli bir yılı geçti. Ancak bitip tükenmez “rehabilitasyon / yeniden yapılandırma” masallarından en sonuncusunu altı ay önce (Mart 2002) verilen “başlanma sözü” geldi çattı: Eylül 2002. O da geçecek! Ama yöneticilerimiz yeni başlangıç tarihleri vererek, bugünün sırtından yarınları harcamak siyasetlerini ertelemeyeceklerdir.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

“Müze”lik yazılar 2-“Demiryolu Müzesi İhya Edilmelidir”

Demiryolu müzesinin “geçici” kaydıyla Haydarpaşa’da ilk kuruluşu, Bayındırlık Bakanı Behiç ve Devlet Demiryolları Genel Müdürü Haşim Beyler zamanında, 1928 yılı Nisan ayındadır. Burada toplanacak olan eşya, “müze” biraz daha geliştikten sonra “yakın bir gelecekte” Ankara’ya taşınarak, “inşa edilecek mahalli mahsusa vaz ve erbabı meraka küşat” edilecekti (bu iş için yapılacak özel bir yapıda meraklılarına açılacaktı). Bu konuda teşkilata gönderilen yönergede (tamimde): “Memleketimizde milli bir meslek halinde vücut bulan ve günden güne tevessü ve taazzuv eden (genişleyen ve kurumlaşan) demiryollarımızın kıymetli hatıralarını muhafaza ve demiryolu mensubininin (çalışanlarının) tarzı mesailerini ve memleketteki terakkiyatı (ilerlemeyi) tesbit edecek ve daima yaşatacak olan bir demiryol müzesi kurulması”nın ehemmiyetine işaret ve bütün daire ve şubelerle demiryolu memur ve müstahdemleri müze nin zenginleştirilmesi için mesaiye davet ediliyordu.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

“Müze”lik yazılar 1- Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi’nde… (*)

Bu yapının müze olarak açılmasına 1964 yılında karar verilmiş. Bu bina gereğince tanınmıyor, tanıtılamıyor! Ama Kurtuluş Savaşı öncesi ve “savaş” sırasında bu yapıda alınan kararları bir bilseler… Örneğin Fransızlarla Ankara Anlaşması burada, bu yapıda imzalanmış.  Ardından 23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olması bu binada kararlaştırılmış.   Genç cumhuriyeti zaafa uğratmak için dış destekle körüklenen iç isyanlar buradan planlanarak bastırılmış.  Mustafa Kemal Ankara’ya geldiği gün konuk olduğu Ziraat Mektebi’nden hemen sonra bu yapıyı konut ve karargâh tutar biliyorsunuz… İnönü Savaşı’na “malzeme sevkiyatı” yapılırken Atatürk’ün zaman zaman pencereden baktığını, taşıma işini yönlendirdiğini biliyoruz.Devamı için tıklayınız »