Kent ve Demiryolu Menü

Anılarda Demiryolları

Kalıcı Başlantı:

GÜZEL YÜZLÜ 8000 LİKLER

İstanbul Demiryolu Müzesi’nin açılışı yaklaşıyordu ama hâlâ büyük bir eksik vardı, demiryolcuların kullandığı aletler, belgeler, madalyalar, fotoğraflar, İstanbul Garı’nın ve Trakya hattının anılarını canlandıracak eşyalar müzede yerini almıştı almasına ancak eksik olan bu hattın simgesi banliyö treninin kendisiydi.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Şeker Fabrikaları Ve Demiryollarımız

Türkiye’de şeker fabrikası kurulması amacıyla Osmanlı İmparatorluğu zamanında bazı teşebbüsler olmasına karşın, hiçbirisi gerçekleşememiştir. Öyle ki, ülke I. Dünya Savaşına girdiğinde tek bir şeker fabrikasına bile sahip değildir. Ulusal bağımsızlık mücadelesinin bitiminde 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi’nde ülke ekonomisiyle ilgili sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmeye çalışılmış ve bu konuda bazı kararlar alınmıştır. Alınan kararlardan biri de şeker pancarı yetiştirilmesi, şeker fabrikalarının kurulması, tarımda münavebe usulünün genişletilerek tarım ve hayvancılığın ıslahı ve üretim artışının sağlanmasıyla ilgili “Çiftçiliğe Ait Bazı Maddeler” bölümünün 16 ncı maddesidir. Cumhuriyetin kurulmasından sonra, ülkede en çok ihtiyacı hissedilen üç beyazlar (şeker, un ve pamuk) alanında peş peşe somut adımlar atılmaya başlandı.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Bir Endüstri Mirası Örneği:I – DDY KDZ.EREĞLİ LOKOMOTİF BAKIM VE ONARIM İŞLİĞİ

Yörede üretilen kömür ile odun ve keresteyi demiryoluyla taşımak düşüncesi, 1925 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine girmesine karşın, söz konusu Ereğli-Ankara demiryolu ülkenin ekonomik durumu ve II.Paylaşım Savaşı koşulları nedeniyle yirmi sekiz yıllık bir gecikmeyle ancak 1953 yılında hizmete açılmıştır. Elli altı yıl yük (özellikle kömür, kömür üretim ocaklarında kullanılan ağaç direk/maden direği, endüstriyel amaçlı kullanımlara ait araç-gereç) ve insan (işçiler, yöre halkı) taşıyarak hizmet veren bu demiryolu ulaşım hattı, 2009 yılında iptal edilince; önce hattı oluşturan raylar söküldü, sonra çalışanlar ve bu ulaşım hattan yararlananlara hizmet veren Kdz.Ereğli ve Kandilli’deki Devlet Demiryolları İşletmesi’ne (DDY) ait hizmetevi, lojman, büro, yolcu salonu, büvet (küçük büfe), ayakyolu, işlik gibi yapılar kullanım dışı kalması sonucu yıkıldı. Ama, bu demiryolu hattında buharla çalışacak lokomotifler için yapılan ve oldukça büyük bir yapı (hangar türü bir yapı) olan “DDY Kdz.Ereğli Lokomotif Bakım ve Onarım İşliği” adlı taşınmaz, doğanın koşulları ve yaşayanların olumsuz müdahalelerine karşın, görkemli duruşuyla hala ayakta.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

İSTASYON ADLARI

Herhangi bir nesneye verilen adın anlamı, kökeni, yapısal özellikleri vb. dilbilimin inceleme konusudur. Ancak konu yer adları olunca dilbilimin yanı sıra etnoloji, sosyoloji, tarih ve coğrafya da bunlarla ilgilenmeye başlar. Çünkü yer adları bir toplumun sosyal ve kültürel yapısı ile bulundukları, kullanıldıkları mekânın tarihî geçmişi ve coğrafya özellikleri hakkında da önemli ipuçları taşırlar. Yer adları insanlığın ve uygarlığın izlerini yansıtırlar,[1] toplumların coğrafi mekânla bütünleşmesinin göstergesidirler.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Milli Korunma Kanunu ve Demiryollarımız

(yorumlar kapalı)

1.Dünya Savaşı, 1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle başlamış ve 1945 yılı sonlarına kadar devam etmiştir. Türkiye, savaşın başladığı günden itibaren kendini bu savaşın dışında tutmayı başarmıştır. Savaşın başlaması ile birlikte Türkiye’de askeri seferberlik ilan edilmiş, bütçe gelirlerinin önemli bir kısmı savunma harcamalarına ayrılmıştır.  Halk her alanda sıkıntılar yaşamaya başlamıştır. Savaş süresince, gerek savaşa katılan gerekse de katılmayıp savaşın etkisini hisseden ülkeler çeşitli önlemler almışlardır. Bu dönem, tüm Dünya’da savaş ekonomisi hükümlerinin yoğun olarak uygulandığı bir dönem olmuşturDevamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Ankara’da Demiryolunun CerModern’e Uzanan Tarihi

(yorumlar kapalı)

Pazartesi akşamı, gece saat birde Ankara Telgrafhanesi’nden Serveti Fünun Matbaası’na çekilen bu tarihi tegrafta, Miladi tarihle 27 Kasım 1892 günü, Ankara’ya ilk trenin girdiği müjdesi verilmektedir. Arapça, Farsça kelime ve terkiplerin yoğunluğu nedeniyle dili tarafımızdan kısmen sadeleştirilen telgraf metninde, o gün istasyonda yapılan törenin geniş bir özeti aktarılmıştır.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

1939 Erzincan Depremi’nde Demiryollarımız

(yorumlar kapalı)

Kemah İstasyon Memuru Cenan,  saat 06.30’da yazdığı, ancak hatların arızalı olması nedeniyle saat 11.00’ da Ankara’ya ulaştığı anlaşılan telgrafta depremi haber vermektedir:  “Saat ikide vuku bulan çok şiddetli yer sarsıntısından Alp-Kemah ve Dumanlı-Erzincan arasında hattın bazı noktalarında heyelan ve köprülerde çatlaklık olduğu tamirat şefliğinin telinden anlaşılmış, 1912 katar İstasyonumuzda tevkif olunmuştur. Dumanlı-Erzincan arasında telgraf muhaberesi olmadığı gibi Dumanlı İstasyonu da 104 numaralı telle Dumanlı-Erzincan arasında kilometre 800+902 de yolun 48 metre kadar heyelandan kapandığını bildirmiştir. Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Frunze’nin Türkiye Anılarında Şimendifer

(yorumlar kapalı)

Frunze’nin Türkiye anılarındaki demiryolu ulaşımına yönelik verdiği bilgileri ve anılarını buraya aktararak tarihe not düşmek istiyoruz. Lenin’in özel talimatıyla, olağanüstü elçi sıfatıyla Ankara’ya gönderilen General Mihail Vasilyeviç Frunze İtalyan gemisi Sannago ile Batum’dan yola çıkarak 26 Kasım 1921 de Trabzon’a gelir. Trabzon’da dört gün kalan Frunze 1917 yılı başlarında özellikle Ekim Devrimi sırasında Rus Ordusunun Trabzon’dan Van Gölü’ne kadar 700 kilometrelik geniş bir cepheye yayıldığını Batum Trabzon arasına deniz kıyısı boyunca döşenecek askeri demiryolu için getirilmiş malzemenin geri çekilirken limanda bırakılmış olduğunu görür.Devamı için tıklayınız »