Kent ve Demiryolu Menü

Anılarda Demiryolları

Kalıcı Başlantı:

Kuşçuburun

(yorumlar kapalı)

resimTORBALI köyleri arasında; ilçe merkezine en yakın köylerden biri olduğu halde,  Kuşçuburun, hep uzağındaymışız gibi uzakça gelirdi. İzmir-Aydın şose yolu üzerindeki en eski köylerdendir. Dağın eteğine ve o yıllarda kısmen de ovaya olan yerleşimi sessizliği, sakinliğinin aynasıdır.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Kara Trenin Soluğunu Elektrikli Tren Kesti

(yorumlar kapalı)

resimİstanbul’un Anadolu yakası banliyösünde oturanlar, artık yıllardır alıştıkları bir sesten uzak kalacaklar. Elli yaşını çoktan geçmiş kara trenlerin ne "çuh, çuh" ları ne düdük sesleri bir daha işitilebilecek. Uykularını en tatlı yerinde bölen kara trenin yerine aynı raylarda bir elektrikli tren kayar gibi gelip geçecek. Banliyö sakinleri yorgun iş dönüşlerinde daha rahat seyahat edecekler.

 

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Sağlık İstasyonuda Kapalı

(yorumlar kapalı)

resimTepeköy istasyonundan güneye baktığımızda; ufukta birleşiyormuşçasına gördüğümüz demiryolu rayları bizi Sağlık istasyonuna götürür.  Sağlık köyü; Torbalı köyleri içinde kendine has havası, dağın kuytusundaki yerleşim tarzı ile hep bir farklılık arz etmiştir zihnimde. Belki de; daha farklı olmak için özel bir çaba sarf etmeyen, buna mukabil en fazla "kendisi olan" bir köydür.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Tarihin sessiz tanığı: Pancar

(yorumlar kapalı)

resimTorbalı’dan; demiryolunu İzmir’e doğru takip ettiğimizde, önce Kuşçuburun’a ulaşırız. Bu kimseyi şaşırtmasın, yakın bir zamana kadar  Kuşçuburun’da tren istasyonu vardı. Trenlerin durmadığı, terkedilmiş  kullanılmayan istasyon, tabiat şartlarına daha fazla direnemedi, yok oldu. Eskiden tütün tarlalarının ortasındaki istasyondan günümüze kalan, temelleri ve bir kaç büyük ağaç.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Kömüre Giden Demiryolu

(yorumlar kapalı)

resimTürk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin, 50. kuruluş yılı anısına "mühendislik mimarlık öyküleri – 1" adıyla yayınladığı kitapta  Aydın Engin,  23 inançlı insanı ve o insanların yaptığı devrim otomobillerinin öyküsünü anlatıyor. "Devrim otomobili küçük bir ütopyaydı" diyor. "…Bu günün Türkiye’sinde  böylesi öykülere ekmek kadar, su kadar  gereksinin olduğunu"  belirtiyor. Usta gazeteci, Devrim otomobili öyküsünü; "Çıktık açık alınla / On yılda her savaştan… diye başlayan, yoksulluk, gerilik çemberini kırmak için silkinmesini bilmiş bir halkın öz güvenini anlatan bir marş…" sözleri ile bitiriyor.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Paris Mahallesi

(yorumlar kapalı)

resimSaray düğünlerine şenliklere ev sahipliği yapan Bağçe-i Haydar Paşa’ya trenin gelişi çayırda dönüşümü başlatmıştır. İşgal yıllarında genelev kadınları bölgede "Paris Mahallesi" olarak adlandırılan yamaca yerleştirilmişti. Kurtuluş savaşının kazanılması ve işgalin son bulmasının ardından genelev kadınları tarafından trenlerin taşlandığı gerekçesi ile genelevin kapatıldığı söylenir. Kimin ahı tuttu bilinmez ama Marmaray Projesi ile birlikte trenlerin Haydarpaşa’ya gelişi yasaklanacak.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Tren(l)e Saat Ayarı Vermek

(yorumlar kapalı)

resimOrhan Veli’nin "Garibim; ne bir güzel var avutacak gönlümü bu şehirde, ne de bir tanıdık çehre; bir tren sesi duymaya göreyim, iki gözüm, iki çeşme" dediği "tren sesi" adlı şiirinde insanı sevince boğan, hüzünlerini unutturarak uzak diyarlara alıp götürdüğü söylenen sesin aslında makinistin besteleyerek çaldığı bir senfoni olduğunu ve uzun yıllar halka saat ayarı verme görevini de yerine getirdiğini çoğumuz bilmiyoruzdur.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Yıl 1959 Haydarpaşa’ya Giriş 25 Kuruş

(yorumlar kapalı)

resimHaydarpaşa garın yüzlerce fotoğrafı var, bu fotoğrafların arkasında da birçok hatıra gizli olup gün ışığına çıkarılmayı beklemektedir. Haydarpaşa Garın markiz altındaki iç mekânında ihataların göründüğü fotoğraf çok ilgimizi çekmişti. Niçin yapılmıştır diye düşünür dururduk. Bu ihatalar buraya Haydarpaşa gara girecek yolcu karşılayıcı ve uğurlayıcılardan "duhuliye" adı altında ücret alınması amacıyla yapıldığı aklımıza gelmesi mümkün değildi.

Devamı için tıklayınız »