Kurucu Genel Müdürümüz Behiç ERKİN’e Mektup
Sayın Behiç ERKİN; Görevde olduğunuz sürede bir dert dinleme usulünüz varmış.Senede iki kez dert dinlemeye çıkacağınızı bir tamimle bildirir, vagonlarınızı bir yük trenine takarak her istasyonda kalır, en küçük unvandan en üst unvana kadar her personeli tek tek dinlermişsiniz..” Bu usulden çok fayda gördüm. Her ne kadar dertlilerin ekserisinin dertlerinin giderilmesi benim elimden gelecek işler değildi ama derdini dökmek ve lüzumunda derdini anlatacak bir amiri bulunmak personele büyük ferahlık verirdi.” diye yazmışsınız hatıratınıza.
Birçoğumuzun bildiği gibi, TCDD kendi işletmelerindeki uzman işçi veya memur ihtiyacını karşılamak için süreç içinde çeşitli okullar açmıştır. Demiryolu okulları sadece Türkiye’ye özgü bir şey değil. Batı Avrupa ülkelerinde, mesela Almanya’da 19 yüzyılın ikinci yarısından sonra demiryolu okulları açılmıştır.
Fotoğrafta İzmir TCDD Çırak Okulu öğrencilerinden bir grup görünüyor. Öğrencilerin tuttuğu tabela da, gördüğünüz gibi Ankara Demirspor’a ait. Yıl 1967… Kentvedemiryolu üyelerinden, 60’lı ve 70’li yıllarda Ankara’da görev yapan arkadaşlar bu tabelayı hatırlayacaklardır.
Günümüzde devlet adamalarının buluşmaları halktan yalıtılmış, DAVOS ve benzeri kongre vadilerinde gerçekleşmekte ve alınan olağanüstü güvenlik önlemleri ile çevrede yaşayanlara işkence çektirilmektedir. Ancak geçmiş yıllarda politikacılar halktan bu denli yalıtılmış ortamlarda buluşmuyorlardı. Bunun bir örneği de 1943 yılında II. Cumhurbaşkanımız İnönü ile İngiltere Başbakanı S.Winston Leonard Churchill arasında yapılan görüşmedir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkenti olan Bursa tarih boyunca önemli bir ticaret kenti olma özelliğini korumuştur. Özellikle ipek ipliği, ipek kumaş üretimi ve ihracatı konusunda gelişen ticari aktivite kentteki sosyal ve ekonomik yaşamın oluşumunda etkin bir rol oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde gelişen bu ekonomik ve sosyal yaşamın izlerini, kentte bu dönemde inşa edilmiş ve günümüze kadar varlıklarını sürdürmüş olan çeşitli yapılarda gözlemlemek mümkündür. Bu yapıların en iyi korunmuş örneklerinden biri de Bursa ili, Mudanya ilçesi, Ömerbey mahallesinde yer alan “Bursa-Mudanya Demiryolu Hattı İşletme Binası”dır.
Anadolu’da ilk demiryolu hattının başlangıç noktası olan, İzmir ilinin kültürel miraslarından biridir Alsancak Gar. Hem bir ilk olması, hemde kademe kademe gelişerek, ekonomi ve şehir planlaması alanlarında çok önemli bir rol oynamasıyla ön plana çıkar. Bu zamana kadar bazı araştırmacıların konusu olmuştur İzmir-Aydın hattı. Benim anlatacaklarım ise, rahmetli dedem Ömer Razi Sümerli’nin, özellikle, Alsancak gar ve İzmir içi istasyonları ile ilgili bana anlattıklarıdır
Bosna’da ilk demiryolu Osmanlı döneminde demiryolu 1872’de Banja Luka-Dobrlinja arasında İstanbul-Viyana hattının bir parçası olmak üzere inşa edilmişti. 101 km.lik bu hat standart genişlikteydi. 1878 Berlin kongresi ile Bosna’yı ele geçiren Avusturya_Macaristan imparatorluğu derhal demiryolu inşaatlarına başladı. Kurulan demiryolu işletmesi Avusturyalı sivil ve askeri personel tarafından yönetiliyordu.
Ölüm yolu adıyla da bilinen bu yol, rejim muhaliflerinin geçtiği değil de, onlara yaptırılan yol. Harp sırasında Sovyet sanayinin önemli kısmı Sibirya’ya taşındığından, norilsk nikel işletmesi de oralarda bulunduğundan ve mahkûmlara da iş bulmak gerektiğinden Stalin’in emri ile 1297 km olarak planlanan bu hattın inşasına 1949’da başlanmış. İş gücü olarak gulag diye anılan çalışma kamplarında bulunanlar kullanılmış.