İki Yepyeni Demiryolu Hattı

Bitti de memleket rahatladı! Birkaç gün önce büyük bir tantana ve gözyaşları içinde biten şu “Yaprak Dökümü” adlı diziden bahsediyorum. Bitti ve memleket rahatladı, başladığından tam 3 yıl 3 ay sonra…
Devamı için tıklayınız »
İTÜ Mimarlık Fakültesi(Taşkışla) binasında Haydarpaşa yangını sonrası kamuoyundaki tartışmalara bir yanıt bulmak için Taşkışla Öğrencileri tarafından bir panel düzenlendi. Panelin katılımcıları arasında Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kargın, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Doç. Dr. Haydar Karabey ve Kadir Has Üniversitesi’nde akademisyen Yrd. Doç. Dr. Yonca Kösebay Erkan vardı.
3. Köprü Yerine Yaşam Platformu’nun Kadıköy’de 26.12.2010 tarihinde düzenlediği mitingde, “3. köprüye hayır” denildi. HES’lere, termik santrallere, kentsel dönüşüm projelerine karşı dereleri, konutları ve yaşam alanlarını savunmaya geldiklerini söyleyen binlerce kişi, “Ormanıma, suyuma, mahalleme dokunma” dedi
İstanbul 5 Nolu Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulunun 26.04.2007 tasrih 85 sayılı ve 21.06.2006 tarih 167 sayılı, 7.03.2007 tarih 457 sayılı Haydarpaşa ve çevresi için verilmiş olan kentsel v e tarihi sit alanı kararlarının iptali için TCDD tarafından İstanbul 1. İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davada DANIŞTAY 6. Dairesi 25.06.2010 tarih E:2008/9172 K:2010/6709 sayılı kararı ile İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 30.01.2008 tarih K: 2008/67 sayılı TCDD nin talebini RED eden kararını ONANMASINA karar vermiştir.
Kurtuluş Savaşı’nı kazandık ve bir cumhuriyet kurduk ya her şey çok kolay, bir çırpıda oluverdi gibi geliyor, değil mi? Bugün artık çok rahatız! Kurtuluş günlerini romanlardan, öykülerden okuyor, ne denli çılgın olduğumuzu öğreniyoruz. Bin yılda bir ortaya çıkardığımıza inandığımız “üstün kahramanlar” (süper kahramanlar) ve onların başarı öyküleri göğsümüzü kabartıyor, gizliden gizliye kendimize pay çıkarıyoruz.
Artık itiraf etmenin zamanı geldi. Vicdanımı rahatlatmam gerekiyor. Kısmet bugüne ve bu yazıya imiş. Benim öyle modern bir kişi olarak durduğuma bakmayın, aslında ben bir gericiyim! Bugün, 21. yüzyılda bile ta 19. yüzyılın ulaşım aracını savunuyorum. Benim neme gerek demiryolunu, lokomotifi, treni, tren ile insan ve mal taşımacılığını savunmak.
Kim olduğumuzu anlamamız ne kadar uzun, zor ve karmaşık bir süreç ise bir kimliğe sahip olmamız da o denli kolaydır.Ben kimim? Neyim? Neden Türk’üm? Neden Amerikalı değilim? Neden Fransız değilim? Azeri mi olmalıydım? Kimim ben? Neden böyle davranıyorum? Kişiliğimi belirleyen bu davranış biçimim, nereden kaynaklanıyor? Neden arkadaşlarım, dostlarım beni anlayışsız buluyor?