Kent ve Demiryolu Menü

Genel Yazılar

Kalıcı Başlantı:

Kasabalıların Tıs Tısı

Trenin yemyeşil Kasaba Ovası’nda, siyah dumanlar yayarak ve ürkütücü sesler çıkararak gelişi önce ilgisini çeker. Meraklanırlar. “Cansız, demir tekerlekli bu araç neyin nesidir” derler. Bu gürültülü, tıs tıs ses çıkaran, heybetli araca önceleri binmek istemezler. Korkarlar.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Recep Keleş’in Anılarında Samsun-Çarşamba Treni

(yorumlar kapalı)

Samsun- Çarşamba arasında çalışan teksas filmine benzeyen buharlı küçük bir tren vardı. Yıllar geçmiş, bakımsız kalmış, yıpranmış zarar ediyor diye kaldırıldı. O yıllardaki insanların hafızasında trenin anıları kaldı. Bende bu yazımda sizlere o güzel anıların bıraktığı izleri anlatmaya çalışacağım.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

10. Yıl, 526. Pazar “Haydarpaşa Gardır Gar Kalacak”

(yorumlar kapalı)

5 Şubat 2012 tarihinde Haydarpaşa Gar Merdivenlerinde başlatılan Pazar eylemlerinin 10. yılı ve 526. Haftasında TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube başkanı Esin Köymen “Haydarpaşa’daki arkeolojik kazıların Gar’ın ulaşım ve kullanım değerine zarar vermeden tamamlanmasını ve eskisi gibi trenlerle vapurların Haydarpaşa Garı’na geri dönmesi gerektiğini bir kez daha güçlü bir şekilde vurguluyoruz” dedi.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

ALTI BUÇUK POSTASI

(yorumlar kapalı)

Altı Buçuk Postası, asıl adıyla Haydarpaşa-Kurtalan Postası… Haydarpaşa Gar’ından sabah saatlerinde hareket eden bu tren akşama doğru saat 18.30 yâda halkın deyişiyle Altı Buçuk sıralarında Bozüyük İstasyonuna ulaşırdı. Yurdu demir ağlarla ören Cumhuriyet Türkiye’sinde karayollarının bu kadar gelişmediği 1930’larda demiryollarının ana ulaşım vasıtası olduğunu hatırımızda tutarak Haydarpaşa-Kurtalan Postası’nın namı diğer 18 Katar’ın hikâyesine dönelim.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Atça İstasyonu

(yorumlar kapalı)

O zamanlar tren yolları ülkenin atardamarıydı. İçinden tren yolu geçen yerleşim yerleri şanslı sayılırdı. Yol üzerindeki her yerleşim yerinde bir istasyon ve o istasyonun çevresindeki lojmanlarında yaşayan tren yolu emekçileri otururdu. Tren yolu emekçilerinin ayrı bir dünyası vardı ve ayrı bir dil ile konuşurlardı. Trenlerin adları sefer sayısıyla dillendirilirdi. Söz gelimi; dokuz yüz altmış beş, doksan dakika rötarlı olurdu ya da sekiz yüz kırk altı Nazilli’de deray yapardı. “O zamanlar” diye başlamıştım değil mi? 1955-1960 yıllarıydı sözünü ettiğim zamanlar. Biz Atça’daydık. Sultanhisar ile Nazilli arasında bir küçük kasabaydı Atça. Ağlayan testileri ve testi gibi ağlayan kadınlarıyla yoksul bir kasaba.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Anılarımızdan Çalan Hırsızlar

Ama o yıllarda Notre Dame de Sion’lu “ablam”, şimdi Büyükelçi Feryal Çotur’un babası da TCDD genel müdürü, babamın kadim arkadaşı Seyfi amcaydı! Dolayısıyla trene vagon eklendi ve Feryal Çotur liderliğindeki Ankaralı NDS öğrencileri, Haydarpaşa’dan kalkan son katara bindiler.Devamı için tıklayınız »