Kent ve Demiryolu Menü

Kalıcı Başlantı:

Otuzbeşinci Kilometrede Tren Kazası

(yorumlar kapalı)

Yarımburgaz İstasyonunun hareket memuru Baki İnözü telgraf makinesinin başına oturarak, İspartakule’deki hareket memuruna 45501* lokomotifle temin edilen Simplon Ekspresinin hareket bildirisini yaptı. İspartakule hareket memuru Cahit Fırat çıldırır gibi olmuştu. Çünkü o da makinist Osman AKSOY ve Zeki Turan yönetiminde İstanbul Edirne seferini yapan motorlu treni sevk etmişti. İki tren büyük bir süratle birbirlerinin üzerine gidiyorlardı. Az sonra ülkemiz demiryolu tarihinin en feci ve en fazla ölümle sonuçlanan tren kazası vuku bulacaktı.

resim

20.10.1957 tarihi Pazar akşamı saat 16.00 da Edirne’den hareket eden 3 sefer nolu motorlu trenle, saat 21.5 de Sirkeci’den hareket eden ve 45501 lokomotifin temin ettiği 8 sefer numaralı Simplon Ekspresinin (Avrupa Ekspresi) Yarımburgaz ve İspartakule İstasyonları arasında saat 22.45 sularında çarpışmışlardır.

8 sefer numaralı Simplon Ekspresinin teşkilatında 10 vagon bulunmakta ve 45501 numaralı lokomotif ile temin edilmekte idi. Motorlu tren ise bir çekici motris ve iki römorktan müteşekkildi. Hadiseden sonra motorlu tren devrilerek parçalanmış, Avrupa katarında ise sadece 1. Vagonun ön kısmı hasarlanmıştır. Ölü ve ağır yaralılar motorlu tren personeli ve yolcuları arasındadır. Avrupa treninin yolcuları kazayı daha az zararla atlatmışlardır. Meydana gelen kazada motorlu tren makinisti Osman AKSOY ve Zeki Turan motorlu trenin katar şefi Şerif Ali Akat, motorlu trende temizlik görevlisi Revizörlük işçileri Ali Kemal Balık ve Ahmet Balkır, trende seyahat eden makinist Zeki Turan’ın oğlu Yılmaz Turan Uzunköprü Kısım Şefi İsmail Tuncay vefat etmişlerdir.
Her iki trende aynı hat üzerinde seyrediyorlardı. İstasyon memurları büyük bir facia olacağını anlamışlardı. Hareket memurları hemen telefonlara sarılıp biraz sonra meydana gelecek büyük kazadan etrafı haberdar ettiler. 34. veya 35. kilometreye yardım ekiplerinin gönderilmesini istediler. Nitekim biraz sonra demiryolu tarihinin en feci kazalarından biri İstanbul Edirne demiryolu hattının 35. Kilometresinde vuku bularak yüz kişinin ölümüne sebep olacak; ezilmiş insanların feryatları ve inlemeleri geniş bir düzlüğü doldurarak uzaklardaki dağlara aksedecekti.

Gecenin karanlığında 213. Alayın cephanelik nöbetçilerinden biri saat 22.45 sularında müthiş bir gürültü duydu ve o anda iki katarın birbirlerine bindirerek şahlandıklarını fark etti.

Hadise meydana gelişinden kısa bir süre sonra Sirkeci İşletme Müdürlüğü kazadan haberdar olmuş ve derhal olay yerine imdat treni gönderilmiştir. Yangın tehlikesi ihtimali, ne karşı Bakırköy İtfaiyesi de demiryolu ekibi ile birlikte yola çıkartılmıştır. 45501 lokomotifte görevli ateşçinin kaza sonrası korları olay mahallinden uzaklaştırması çıkması muhtemel yangını önlemiştir. Hadiseyi haber alan İstanbul Valisi Gökay gece yarısından sonra olay yerine hareket etmiş, yaptığı incelemelerden sonra kurtarma ameliyesinin çabuk yapılması için ilgililere emir vermiştir. Kaza mahalline Sirkeci 7.İşletme Müdür Muavini Nedim Korkmaz, Emniyet Müdürü hayrettin Nakipoğlu ve Bakırköy Muddeumumisi de(Arapça kökenli, eski Türkçe/Osmanlıca savcı kelimesinin karşılığıdır. Tam açılımı umumun/halkın, kamunun, milletin iddiacısı/savunucusudur) gitmiştir.

Olay yerine intikal eden Muddeumumlik ve Jandarma Komutanlığı olayın aydınlatılması ve sorumlularının belirlenmesi amacıyla hemen adli tahkikata başlamışlardır.

23 Ekim 1957 tarihli Milliyet Gazetesine yansıyan haberde tren kazasının sorumluları olarak gösterilen Yarımburgaz hareket memuru Baki İnözü ile İspartakule hareket memuru Cahit Fırat‘ın 22.10.1957 tarihinde geç vakitlerde Bakırköy Adliyesine sevk edildikleri ve sorgularına müteakip tevkif (tutuklanma) edildiklerinin haberi yansımıştır. Hüseyin Cahit Fırat TCDD’de henüz bir yıllık memurdur.

Feci kazadan çok kısa bir süre sonra İstanbul’dan ve civardaki askeri birliklerden gelen yardım ekipleri hurda haline gelmiş vagonları oksijene kaynağı ile parçalayıp enkaz arasından tanınmaz hale gelmiş cesetleri çıkarıyorlardı. Askeri birliklerin fedakâr çalışmaları sayesinde yaralılar en kısa zamanda hastaneler doğru yola çıkarılıyor, cesetler demiryolunun etrafına diziliyor, etraf akrabasını ailesini aramaya gelen talihsiz insanlar, itfaiyeciler ve askerlerle dolup taşıyordu. Bu son yılların en acıklı facialarından biriydi.

resim
Fotoğraf : Ara Güler Hayat Dergisi

Motorlu tren çarpışmadan büyük zarar görmüş ve vagonlar akordeon körüğü gibi birbirinin içine girmişlerdi. Muazzam saç levhalar, katlana katlana kütle haline gelmiş, binlerce ton ağırlığın altında insanlar tanınmaz şekillere girmişlerdi. Yolcular üzeri mühürlü madeni imdat kolunu kullanmak gerekeceğini hatırlarından dahi geçirmiyorlardı.

resim
Fotoğraf : Ara Güler Hayat Dergisi

Ağır ve hafif yaralılar saat 23.30 da hareket ettirilen hususi trenle kaza yerinden Halkalı gara getirilmişlerdir. Burada hazır bulundurulan sıhhi imdat arabaları (ambülâns) yaralıları muhtelif hastanelere götürmüşlerdir.

resim
Fotoğraf : Ara Güler Hayat Dergisi

Kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarının ardından demiryolu 21.10.1957 tarihi saat 20.00 da tren trafiğine açılmıştır.

Ayakta tedavi edilen 50 yolcu taburcu edilmiştir. Hastanelere taşınan 108 yaralı yolcunun adları ve götürüldükleri hastanelerin isimleri tek tek yayınlanmıştır.

resim
Fotoğraf : Ara Güler Hayat Dergisi

CERRAHPAŞA HASTANESİ

Ahmet Hibeli, Ahmet Yılmaz, Ali Şen, Bilal Özgül, Hayati Terzi, Hasan Elmas, Haydar Rıfat Söğütçü, İsmail Kızılkaya, İbrahim Tıkız, İhsan Potal, Mehmet Akın, Mehmet Demir, Mustafa Şendelli, Mürvet Şenkaya, Mustafa Kanbur, Süleyman Akgün, Salim Harman, Yaşar Hürkan.

İLK YARDIM HASTANESİ

Ahmet, Ahmet El, Ahmet Şakar, Ahmet Eliuz, Bahriye Razgart, Cemalettin Karagöz, Emin Eriş, Hasan Yıldız, Hasan Metin, Hasan Özelmas, Hilmiye Hızlı, Havva Şenkaya, Hasan Ertürk, İsmail Akbaş, Lütfü Beykozlu, Muhittin Altınel, Metin Türker, Mustafa Gök, Mehmet Çahan, Nigar, Necmettin Bayraktar.

GÜMÜŞSUYU HASTANESİ

Ahmet Serter, Hızır Kurtuluş, İbrahim Akyürek, Muhittin Altınyaprak, Nazif Özdemir, Serkis Özköylü, Serkiz Akmerzifonlu.

GURABA HASTANESİ

Behçet Mısırlıoğlu, Çetin Aydoğan, Hüseyin Öz, İskender Özkan, Mehmet Aldeniz, Mahir Sakarya, Nusret Saraç, Türkay Özataman.

BAKIRKÖY AKIL HASTANESİ

Davut Demirel, Demirali Candemir, Estrola Şener, Hüsamettin Akbaba, hayrettin Yatak, Mustafa, Mustafa Emin, Nedim Mercan, Ömer, Recep Yonca.

İŞÇİ SİGORTALARI HASTANESİ

Fatoş Mantar, Hüseyin, Hüseyin Erdal, Hamdi Güler, Rüştü Karavan, Seyide Demirel,

BEYOĞLU BELEDİYE HASTANESİ

Mustafa Akbil, Hamdi Koşalar,

HASEKİ HASTANESİ

Ali, Ahmet Hızlı, Havva Şenkaya, Hilmiye Hızlı,

ESNAF HASTANESİ

Nafiz Demirel, Süleyman Gürses

HADIMKÖY ASKERİ HASTANE

Özcan Özar, Ahmet Erkin, Nadide Saatçi, Cemal Etkin, Nazmiye Ersan, Fatma Yalman, Sabiha Yalman, Hüseyin Gökseren, Yaşar Karakaçı, Mustafa Nalıncı, Sırrı Erçekin, Erdinç Yapar, Abbas Ersan, Yekta Sertel, fahri Sipahi, Abdullah Kaya, Rahmi Toy, Alay Dolduran, Niyazi çakmaz, İsmail Karlı, İsmail Yılmaz, Reşat Dereli, Emel Doğu, Hamdi Çalnar, Fehmi Ezel, Cevat Tongu, Ahmet Yalman, Salih Yalman ve Murat Etkin.

resim
Fotoğraf : Ara Güler Hayat Dergisi

Kazada Ölenlerin Sayısı 99’a yükseldi.

24.10.1957 tarihli Milliyet gazetesinin verdiği habere göre hastanede tedavi gören ağır yaralılardan birisinin daha vefat etmesi üzerine ölü sayısı 99’a yükselmiştir. Kaza kurbanlarının hüviyet tespit çalışmalarının devam ettiği, ancak kimlik tespitine muvaffak olunamadığı için defin işlemlerine başlanılacağı, diğer taraftan hastanelerin başhekimleri ile yapılan görüşmede yaralıların durumlarının iyiye gittiğinin öğrenildiği ifade edilmiştir.

Kazada Ölen ve Kimlikleri tespit edilenler:

23.10.1957 tarihi itibarıyla Akıl hastanesinde 2, Hadımköy Askeri hastanesinde 7 yaralının vefat etmesi üzerine kazada ölenlerin sayısı 98’e ulaşmıştır. Hastanede tedavi gören 4 yaralının durumunun daha nazik bir safhaya girdiği halen bunlara kan ve oksijen takviyesinin yapıldığı bildirilmiştir. Muhtelif hastanelerde tedavi gören yolcudan otuz yedisinin kimlik tespitleri yapılabilmiştir.

Adı ve Soy Adı

Adresi

Yaşı

Bayram Yapar

Çatalca Nakkaş Köyü

48

Muzaffer Sarıbekiroğlu

Kastamonu

25

Osman Işıkeş

İstanbul Kocamustafapaşa Terzi

33

Hakkı Yarımsakal

Kömür Tüccarı Ankaralı

45

Hüseyin Akarsoy

Çorlu Ballıhoca Köyü

Timatya canbazoğlu

Kurtuluş

65

Kadem Kaya

Fatih Sofular Cad. No 74

55

Muazzez Kaya

Fatih Sofular Cad. No 74

20

Aga Altınok

Bingöl

36

Kamil Açıkgönül

İstanbul Beşiktaş Şenlikdere Çukurçeşme Sok.

35

Hüseyin Ülkün

Tezgahtar

55

Birol Çevik

Fatih Hükümet tabipliği Sağlık Memuru Ahmet Çevik’in oğlu

22

Nevzat Yerlikaya

Bozkurt Nahiyesi

55

Faruk Sedefgül

Tekirdağ

33

İbrahim Gebi

Şöför

35

Bekiroğlu Lütfü

Edirne

47

İsmail Özüney

Uzunköprü Terzi

35

Ahmet Çevik

Fatih hükümet tabibi gezici sağlık memuru

Ahmet Mecedeğan

25

İsmail Hakkı Özüney

40

Ali Onur

İstanbul Fatih

60

Ali Sıvalı

Keşan

60

Ali İhsan Vercan

Yedeksubay

25

İbrahim Erdem

 

35-40

Osman Aksoy

Motorlu Tren Makinisti

32

Ali Kemal Balık

TCDD Revizörlük 0 Grupta

Ahmet Balkır

TCDD Revizörlük B Grupta amele

Basri Karlı

5

Meral Değirmenci

Çorlu

17

Mustafa Erışık

İsmail Tuncay

TCDD Uzunköprü Kısım Şefi.

35

Şerif Ali Akat

Motorlu Trenin katar Şefi

40

Zeki Turan

Motorlu makinisti

35

Yılmaz Turan

Makinist Z.turan’ın oğlu Sultanahmet E.S.Enstitüsü 3.sınıf öğrencisi

19

İsmail Çevik

65

Abdullah Kılçık

28

Recep Engin

Yargılama Süreci:

Yarımburgaz ile İspartakule arasında meydana gelen ve 100 yolcunun ölümü ile sonuçlanan kazada İşletmeyi Sorumlu gören TCDD Müfettişlerinden bilirkişi Ali Rıza baysal emekliye sevk edilmiştir. Ali Rıza baysal’ın da imzasının bulunduğu bilirkişi raporu dün (12.05.1958) Birinci Ağır Ceza mahkemesinde okunmuştur. Raporda İşletmenin ihmali ve kusurları belirtilmekte ve Yarımburgaz hareket memuru Baki İnözü ile İspartakule hareket memuru Cahit Fırat feci kazadan sorumlu gösterilmektedir. Raporda işletmenin kusurları kısaca şöyle sıralanmaktadır.

1) Ekspresi temin eden lokomotifin projektörü yoktur.

2) Furgonlar eski ve ahşaptır. Kazada çabuk parçalanmaları ölüm adedini artırmıştır.

3) Eksprese bağlı vagonlar istenilen saatte durmayı güçleştirmiştir.

Sanıkların tahliye talepleri reddedilmiş ve gelmeyen şahitlerin dinlenmesi için duruşma 21.02.1959 tarihine bırakılmıştır. (13.05.1958 Milliyet)

21.02.1959 tarihinde yapılan duruşmada ise sanıklar Yarımburgaz hareket memuru Baki İnözü ile İspartakule hareket memuru Cahit Fırat savunma yapmışlardır. Müdafi avukatlar, sanıkların idare tarafından bir kursa tabi tutulmadan bu vazifeye alındıklarını, muhaberelerinin telgrafla değil telefonla yapıldığını, sinyal ve projektör tertibatının eksik bulunduğunu ileri sürmüş ve sorumluluğun idarede olduğunu bildirmişlerdir. 10 seneye kadar hapisleri talep edilen sanıklar hakkında karar gelecek duruşmaya bırakılmıştır.

26.03.1959 tarihinde Birinci ağır Ceza Mahkemesinde yapılan tren kazasının yargılamasında İspartakule Hareket memuru Cahit Fırat 3 sene hapis 2250 lira para, Yarımburgaz hareket memuru Baki İnözü ise 2,5 sene hapis ve 2000 lira para cezasına mahkûm olmuşlardır. Mahkeme Cahit Fırat %60, Baki İnözü de %40 kusurlu görülmüşlerdir.

resim

Yarımburgaz hareket memuru Baki İnözü (sağda) ile İspartakule hareket memuru Cahit Fırat (solda) haklarında verilen kararı dinlerken görülmektedirler. (Fotoğraf: Rüçhan Ünver)

Ölenlere ve Yaralananlara ödenen tazminatlar:

TCDD tarafından yapılan ve 25.10.1957 tarihli milliyet gazetesinde yayınlanan açıklamaya göre İspartakule Yarımburgaz arasında meydana gelen tren kazasında ölen vatandaşların kanuni mirasçıları ile iş gücünü yitiren yaralılara nizami ve kanuni hadler dahilinde tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığı alakalıların lüzumlu belgelerle Haydarpaşa 1. Sirkeci’de 7. İşletme Müdürlüklerine müracaat etmeleri halinde tazminatlarını alabilecekleri duyurulmuştur.

Mevlidi Şerif:

resimTCDD İşletmesi 7.İşletme Müdürlüğü 30.11.1957 tarihli Milliyet gazetesine verdiği ilanla Ekim ayının 20. Günü vuku bulan kazada vefat edenler için Devlet Demiryolları Umum Müdürlüğü tarafından 1 Aralık 1957 Pazar Günü Beyazıt Camisinde öğle namazına müteakip güzide mevidanlara mevlidi şerif okutturacağını arzu eden vatandaşların katılması duyurusunu yapmıştır.

Kaybolan aileler:

Bu yazıyı hazırlarken Ayşe hanım tarafından arandık ve bu kazada öz ananesinin öldüğünü ve annesinin diğer kız kardeşi ile beraber evlatlık verildiğini bu konuyu aydınlatmak üzere yardımcı olmamız istenmiştir. Yapmış olduğumuz araştırmada bu konuda Ayşe hanımın aile bağlarını bulmasına yardımcı olacak bilgi veya belgeye ulaşamadık. Ancak gerek bu yazının gerekse yazı içinde Ayşe hanımın anlatımlarından sonra okuyucular arasında konu hakkında bilgisi olan birilerinin çıkmasını umuyoruz.

Ayşe Göcenli (Büyükılgaz) “Annemin babası olarak bildiği kişi vefat edince dayım mal varlığı peşine düştü. Annemde ananemden dolayı satışına izin vermeyince olaylar patlak verdi. Ananem tarafından büyüklerden biri o zaten senin öz kardeşin değil demiş 1957 tarihinde evlatlık alınmışsın değince bizde bir araştırma yaptık. Ananemde zaten annemin öz annesi değil. Yani biraz karışık kısacası annem babasını kendi babası ve annesini öldü olarak biliyormuş. Dedem ikinciye evlendim bu senin üvey annen demiş. Annemde hep öyle bilmiş. Ta ki bu olaylar patlak verinceye kadar. Daha sonra ananem yani annemin üvey annesi olarak bildiği kişiyle görüştük. Bize 1957 tarihlerine ait bir gazete nüshası olduğunu buna göre bir tren kazasından sonra 2 kız kardeşin evlatlık verildiğini yazdığını söyledi. Gazete kaybolduğu için zor durumdayız. Bu tarihlerde kazaları araştırdık. Gerçekten o tarihe denk gelen 1957 de korkunç bir kaza var. Fakat evlatlıkla ilgili bir şeye ulaşamadık. İki kız kardeşlermiş dedem annemi almış. Zaten annemin doğum tarihi 22.10.1957 kazadan hemen iki gün sonra. Annemi evlatlık alan dedem Ali Kurt nüfusta annemi yeni doğum gibi gösterip kayıt yaptırmış. Bu yüzden gerçek adı neydi, yaşı alındığında kaçtı hiç bir şey bilemiyoruz ve ailesine ulaşmamızda bu yüzden güçleşiyor.”

Not: TCDD arşiv ve kaynaklarında bu kaza ile ilgili bir bilgi ve ya belgeye ulaşılamamıştır.

resim*45501 nolu lokomotif

Çamlık Buharlı Lokomotif müzesinde sergilenmektedir. Bu lokomotif ülkemiz demiryolu tarihinin en fazla ölümle sonuçlanmış tren kazasının bir tanığıdır Çamlık Buharlı lokomotif müzesinde gezerken bu lokomotife bundan sonra daha farklı bir gözle izleyeceksiniz…

resim

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yazar: kentvedemiryolu