Kent ve Demiryolu Menü
  • Basiretçi Ali Efendi ve Haydarpaşa

    Basiretçi Ali Efendi, Osmanlı İmparatorluğunun son dönem gazetecilerindendi. 1838’de doğdu. Babası ilmiye sınıfındandı. Basiret Gazetesini çıkardığı için Basiretçi Ali ismi ile meşhur oldu. Enderunda tahsil görerek, saray hizmetlerinde bulundu. 1863’te Maliye Nezareti tahsilat memuru oldu.

  • Haydarpaşa Dayanışması “Yakanları Affetmeyeceğiz”

    2 Temmuz 1993 yılında Sivas ta yaşanan katliam yurdun dört bir yanında protesto edildi. 287. Haydarpaşa Gar eylemini gerçekleştiren Toplum Kent ve Çevre İçin Haydarpaşa Dayanışması tarafından Haydarpaşa Gar önünde basın açıklaması yapılarak saygı duruşunda bulunuldu.

  • BİR MADALYONUN HATIRLATTIĞI MAZİ

    TCDD İstanbul Demiryolu Müzesi 11.yılına demiryolu tarihi bakımından değerli bir bağışla girdi. Ömer ÇALŞİMŞEK'in müzemize bağışladığı gümüş Hicaz Demiryolu Madalyası, müze envanter defterine 434 numara ile kaydedildi.

  • Haydarpaşa’da Kruvaziyer Liman Olmaz… İstanbul YHT ile ulaşımda tercihsiz bırakılamaz…

    UDHB tarafından TCDD Haydarpaşa Limanı yargı, kurul kararları yok sayılarak kamu yararı ve kullanımı dışına çıkartılarak Kruvaziyer Liman'a, Haydarpaşa Gar'ın ise YHT garına dönüştürülmek istenmesi Haydarpaşa Dayanışması tarafından 246. Pazar Haydarpaşa Gar eyleminde yapılan basın açıklaması ile protesto edilmiştir.

Kalıcı Başlantı:

GÜZEL YÜZLÜ 8000 LİKLER

İstanbul Demiryolu Müzesi’nin açılışı yaklaşıyordu ama hâlâ büyük bir eksik vardı, demiryolcuların kullandığı aletler, belgeler, madalyalar, fotoğraflar, İstanbul Garı’nın ve Trakya hattının anılarını canlandıracak eşyalar müzede yerini almıştı almasına ancak eksik olan bu hattın simgesi banliyö treninin kendisiydi.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Kayıp İstasyon

(yorumlar kapalı)

İzmir’deki tren istasyonlarından biridir. Alsancak Gar’ı ile bu istasyon arasında, yakın yıllara kadar banliyö trenleri ile yolcu taşımacılığı yapılırdı. Bir istasyon kaybolabilir mi ? Elbette.Peki nasıl ? O istasyona gitmek için, önce tren seferlerinin başlangıç noktası olan, gara gitmek gerek, yani Alsancak Garı’naDevamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Kaçan Tren

Alsancak Gar’ı; izlenimci ressam Claude MONET’in “St .Lazare İstasyonu” adlı tablosu ile dolaylı bir bağı vardır. Monet; çatısında, camdan tasarımlanmış ışıklığa sahip olan istasyonun içine hakim olan buharı, bulut yığını gibi geniş ve yoğun olarak kullanmıştır. Bu yönü ile; Alsancak Garı’nın, St. Lazar İstasyonu ile ortak mimari paydası vardır, üslup yönünden.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Kamu Hizmetini Kamu Vermeli, Sübvanse Edilecekse Kamu Kuruluşu Sübvanse Edilmeli

09 Mayıs 2018 Tarihli 30416 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30.04.2018 tarih ve 2018/11691 sayılı Bakanlar Kurulu kararında “Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında yolcu taşımacılığı hizmeti verilecek demiryolu hatlarının belirlenmesine ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulması; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 27/4/2018 tarihli ve 34457 sayılı yazısı üzerine, 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 30/4/2018 tarihinde kararlaştırılmıştır” denilmektedir.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Şeker Fabrikaları Ve Demiryollarımız

Türkiye’de şeker fabrikası kurulması amacıyla Osmanlı İmparatorluğu zamanında bazı teşebbüsler olmasına karşın, hiçbirisi gerçekleşememiştir. Öyle ki, ülke I. Dünya Savaşına girdiğinde tek bir şeker fabrikasına bile sahip değildir. Ulusal bağımsızlık mücadelesinin bitiminde 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi’nde ülke ekonomisiyle ilgili sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmeye çalışılmış ve bu konuda bazı kararlar alınmıştır. Alınan kararlardan biri de şeker pancarı yetiştirilmesi, şeker fabrikalarının kurulması, tarımda münavebe usulünün genişletilerek tarım ve hayvancılığın ıslahı ve üretim artışının sağlanmasıyla ilgili “Çiftçiliğe Ait Bazı Maddeler” bölümünün 16 ncı maddesidir. Cumhuriyetin kurulmasından sonra, ülkede en çok ihtiyacı hissedilen üç beyazlar (şeker, un ve pamuk) alanında peş peşe somut adımlar atılmaya başlandı.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Bir Endüstri Mirası Örneği:I – DDY KDZ.EREĞLİ LOKOMOTİF BAKIM VE ONARIM İŞLİĞİ

Yörede üretilen kömür ile odun ve keresteyi demiryoluyla taşımak düşüncesi, 1925 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine girmesine karşın, söz konusu Ereğli-Ankara demiryolu ülkenin ekonomik durumu ve II.Paylaşım Savaşı koşulları nedeniyle yirmi sekiz yıllık bir gecikmeyle ancak 1953 yılında hizmete açılmıştır. Elli altı yıl yük (özellikle kömür, kömür üretim ocaklarında kullanılan ağaç direk/maden direği, endüstriyel amaçlı kullanımlara ait araç-gereç) ve insan (işçiler, yöre halkı) taşıyarak hizmet veren bu demiryolu ulaşım hattı, 2009 yılında iptal edilince; önce hattı oluşturan raylar söküldü, sonra çalışanlar ve bu ulaşım hattan yararlananlara hizmet veren Kdz.Ereğli ve Kandilli’deki Devlet Demiryolları İşletmesi’ne (DDY) ait hizmetevi, lojman, büro, yolcu salonu, büvet (küçük büfe), ayakyolu, işlik gibi yapılar kullanım dışı kalması sonucu yıkıldı. Ama, bu demiryolu hattında buharla çalışacak lokomotifler için yapılan ve oldukça büyük bir yapı (hangar türü bir yapı) olan “DDY Kdz.Ereğli Lokomotif Bakım ve Onarım İşliği” adlı taşınmaz, doğanın koşulları ve yaşayanların olumsuz müdahalelerine karşın, görkemli duruşuyla hala ayakta.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

İSTASYON ADLARI

Herhangi bir nesneye verilen adın anlamı, kökeni, yapısal özellikleri vb. dilbilimin inceleme konusudur. Ancak konu yer adları olunca dilbilimin yanı sıra etnoloji, sosyoloji, tarih ve coğrafya da bunlarla ilgilenmeye başlar. Çünkü yer adları bir toplumun sosyal ve kültürel yapısı ile bulundukları, kullanıldıkları mekânın tarihî geçmişi ve coğrafya özellikleri hakkında da önemli ipuçları taşırlar. Yer adları insanlığın ve uygarlığın izlerini yansıtırlar,[1] toplumların coğrafi mekânla bütünleşmesinin göstergesidirler.Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Milli Korunma Kanunu ve Demiryollarımız

(yorumlar kapalı)

1.Dünya Savaşı, 1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle başlamış ve 1945 yılı sonlarına kadar devam etmiştir. Türkiye, savaşın başladığı günden itibaren kendini bu savaşın dışında tutmayı başarmıştır. Savaşın başlaması ile birlikte Türkiye’de askeri seferberlik ilan edilmiş, bütçe gelirlerinin önemli bir kısmı savunma harcamalarına ayrılmıştır.  Halk her alanda sıkıntılar yaşamaya başlamıştır. Savaş süresince, gerek savaşa katılan gerekse de katılmayıp savaşın etkisini hisseden ülkeler çeşitli önlemler almışlardır. Bu dönem, tüm Dünya’da savaş ekonomisi hükümlerinin yoğun olarak uygulandığı bir dönem olmuşturDevamı için tıklayınız »