Kent ve Demiryolu Menü

Kalıcı Başlantı:

TCDD taşınmazları itina ile taşınır

(yorumlar kapalı)

 kd

TCDD taşınmazları son yıllarda; taşınır, işgal edilir, üzerine bina yapılır ve sahiplenilir ve de bu durum görmezden gelinir oldu.  Bunun dışında kalanlarda Eskidji firması aracılığı ile ya haraç mezat satılır yada Belediyeler ile protokol imzalanıp TCDD taşınmazları kentsel dönüşüm(rantsal dönüşüm)projelerine sunulur. kd

Bunun son örneklerinden biride Haydarpaşa Camiinin arsasında yaşanmıştır;

cami bugünkü Haydarpaşa tren istasyonunun arkası nda idi. Cami hakkında Hadîka yazarı: "Bânisi Mehmet Efendi’dir. Pederi Ömer Efendi’dir. Sultan III. Mustafa (1757 -1774) devri ricalinden Cebehane memuru Ömer Efendi’nin ruhu için yaptırmıştır." demektedir. Ömer Efendi, 1191 (1777) tarihinde vefat ettiğine göre, mabet, 1780 tarihlerinde yapılmış olmalıdır. Ömer Efendi’nin kabri, Kızıltoprak’ta Zühtü Paşa Camii’nin sol tarafındaki bakımsız hazîrededir. Bu küçük mezarlığın az ilerisinde Ömer Efendi’nin Kalyonlar Baş Halifesi olduğu sırada ve 1186 (1772-73) tarihinde yaptırmış bulunduğu çeşme ve namazgâhı vardır. Camiin yanında halkın yanlış olarak Haydar Baba Türbesi dediği Abdullah Baba Türbesi bulunmaktadır. Bu cami de, Ömer Efendizâde Mehmet Efendi tarafından yaptırıldığı halde, bulunduğu yerin adını alarak Haydar Paşa Camii diye ünlü olmuştur. Haydar Paşa’nın, cami ve türbe ile bir alâkası yoktur. Bilindiği gibi bugün ismiyle anılan bölgeyi Haydar Paşa, padişah bahçesi olarak tanzim ettirmiş ve daha sonra da, bu geniş alan, kendi mülkiyetine geçmiştir. (Haydar Baba Türbesi bahsine bakınız.) Cami, 1873 tarihinde Haydarpaşa-İzmit tren hattının yapımı sırasında yıktırılmıştır.(*)

iddiası dillendirilip ve tarikat, siyaset ve kamu saç ayağı içindeki ilişkiler kullanılarak, Camiinin yapıldığı TCDD’ye ait yer bir protokol ile  Kadıköy ve Havalisi Camii Yaptırma Derneğine veriliyor. Daha sonra buraya bir cami yapılıyor.

Haydarpaşa Gar binasının (eski ve yeni) yakınında veya çevresinde Haydarpaşa Camii isminde bir ibadet merkezinin bulunduğu yönünde resmi bir tarihi bilgi, belge veya fotoğraf yoktur. Çünkü Caminin şu an inşa edildiği yeri de içine alan Haydarpaşa Gar binası ve çevresinin oturduğu sınırı İngiliz mezarlığına kadar dayanan alanda zaten eskiden deniz olup dolgu alandır . 1873 yılında yıkılan bir cami varsa da Haydarpaşa gar sınırları içinde olması mümkün değildir.

 

Haydarpaşa eski gar binası(Çelikköprü altındaki)

 kd

Haydarpaşa ve çevresi konusunda Y.Mimar Yonca KÖSEBAY’ın "Anadolu demiryolu Çevresinde Gelişen Mimari ve Korunması" isimli doktora tez kitabında ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Kadıköy Temsilciliğinden Mimar Arif ATILGAN’ın 2007 basımlı "yeldeğirmeni" isimli kitabında da Haydarpaşa camisinin Haydarpaşa gar yakınında veya çevresinde bulunduğuna dair bir ifade bulunmamaktadır.

 

 kd

Yalnızca Y.Mimar Yonca KÖSEBAY’ın "Anadolu demiryolu Çevresinde Gelişen Mimari ve Korunması" isimli doktora tez kitabının 59. sayfasında; "KolağasıMehmet Ra’if’in belirttiğine göre Haydarpaşa Garı 1894 yılında meydana gelen depremde tamir olmayacak kadar zarar gördüğünden "bu defa bir tarz-ı hastane tecdiden inşa kılınmış" tır. (Ra’if 1996:59) Onarım kitabesi Ankara TCDD Müzesi’nde korunmaktadır. Bu kitabeye göre yolcu binası 1312 Hicri (1894-95) yıllarında inşa edilmiştir . Aynı kaynakta bu yapının karşısında Sultan Selim’in Darüsaade Ağası Halid Ağa’nın yaptırmış olduğu bir çeşme ile demir parmaklıkla birkaç yüz kişilik bir namazgah mevcut olduğu belirtilmiştir (Ra’if, 1996:59)" ki bu anlatıma göre de Eski Haydarpaşa gar binası Tıbbıye caddesinden Kadıköy’e bağlantısı sağlayan çelik demiryolu köprüsünün ayağının dibinde olduğuna göre bu namazgahında Kadıköy rıhtım caddesinin başlangıcında olması sonucunu çıkarmak mümkündür. Bu caddenin başlangıcında 2 katlı ahşap tarihi yapının önündeki namazgah da bu anlatımı destekleyen bir kanıt sayılabilir.

 kd

Caminin inşasının tamamlanmasına yakın bir zamanda cami yanına bir külliye yapılması için temel çukuru kazılıyor. Caminin adının da bu güne kadar camilere verilmemiş bir ad (Protokol Camii) seçilmesi de dikkatlerden kaçmıyor.

 

 

Bu arada Kadıköy ve Havalisi Camii Yaptırma Derneği ve Kadıköy Müftülüğü TCDD ile kd

cami yanındaki temel çukuru

mahkemelik oluyor. TCDD bu konu ile ilgili açtığı davaların hepsini kazanıyor. Külliye ve Müftülük binası inşaatı durduruluyor cami yanında kimin tekrar toprakla içini dolduracağı tartışmalı olan havuz yoldan geçenlerin bakışları arasında yağışlı günlerde yarı olimpik bir havuz görünümünü alıyor.

                                                                                               

TCDD, açtığı bütün davaları kazanmasına rağmen Külliye ve Müftülük binası yapılmak istenilen yerleri hala teslim almıyor.

 

TCDD kendi memurları ile yaşadığı hukuki sorunlarda kazandığı davalarda yargılama ücreti ve avukatlık ücreti için personeline İCRA takibi getirmekte ŞAHİN gibi davranırken, Haydarpaşa (protokol ) camiinin yeri ile ilgili kazandığı davalardan dolayı Mahkemelerce takdir edilen alacaklarından (yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri) feragat etmeye hazırlanıyor. 

 Cami duvarına asılı bulunan  levhadaki uyarı günümüzde yaşananları özetliyordu sanki.

 kd

Kimi yerde dini duygularla kimi yerde kamusal (sağlık) yarar gördük gibi gerekçelerle işgal görmezden geliniyor.

 

 kd

TCDD Erenköy İstasyonundaki 6 katlı Haydarpaşa Numune Hastahanesi Semt polikliniğinin işgal,tahribat ve görmezden gelinme serüvenine bir göz gezdirelim.

Erenköy istasyon sahasındaki TCDD taşınmazı sağlık ocağı olarak kullanılmak üzere İstanbul İli, Kadıköy Kaymakamlığınca 07.05.2003 tarihinde TCDD’den talep edilmesi üzerine 463.m2 lik taşınmazın (12/A ve 12/B plan nolu toplam 165.m21ojman+ 298.m2 açık alan) Sağlık Ocağı olarak kullanılmak üzere rayiç bedel üzerinden Sağlık Bakanlığına 5 yıllığına kiralanır.

 kd

Erenköy Mahallesi 106/2 pafta , 1162 ada 88 parsel sayılı tescilli istasyon binasının içinde bulunduğu parselde tescilli iki adet lojmanın konum ve yapı itibarıyla 2863 sayılı kanun kapsamında bulunmasına rağmen İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün 14.09.2004 tarih 8932 sayılı yazıları ile bildirildiği üzere 2004 yılında ………., ………….ve …………. isimli üç kişi tarafından yıkılarak yerine altı katlı semt polikliniği yapılır.

 

Tescilli lojman binaların yıkılması ve yerine ruhsatsız 6 katlı bina yapılması aşamasında TCDD yetkilileri 3091, 3194 ve 2863 Sayılı Yasa’lara rağmen suç duyurusunda bulunmazlar.

Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne Kaçak yapılaşma ve Tescilli eserlerin yıkılması hakkında Sivil toplum Kuruluşlarınca yapılan başvuruda konunun 2863 sayılı yasa kapsamında değerlendirilerek işlem yapılması istenir.

Koruma Kurulu da yapılacak işleme esas teşkil etmek üzere TCDD den bilgi belge ve süreç hakkında bilgi ister.

TCDD imar Kanunu’na dayanarak kendi parsellerin üçüncü şahıslara ait komşu paresellerde yapılacak inşaatlarda bile, istimlâk sınırından itibaren 5 metre çekme mesafesinden sonra yapı yapılabileceği şartıyla izin verirken. Burada söz konusu olan mesafenin kendi parselinin en dış kenarından itibaren 5 metre olmasına rağmen Erenköy İstasyonunda tescilli alan içerisinde bulunan lojmanların yıkılarak demiryolu raylarına 3–5 metre mesafede 3194 ve 2863 yasalara aykırı olarak TCDD imarlı alan içerisinde kaçak 6 katlı binanın yapılmasına müsaade eder ya görmezden gelir, Ya da birileri tarafından görmezden gelmesi istenir.

 kd

erenköy sağlık ocağı yanındaki ticari işletme

Bu binanın yapımından sonra imzalanan protokolde yeri olmadığı halde 2005 yılında binanın hemen yanına yine aynı hayırsever vatandaşlar tarafından (!) lokanta-cafe-restaurant olarak kullanılmak üzere tek katlı bir bina daha inşa edildiği ve adından da anlaşılacağı üzere burada ticaret yapıldığı bilinmektedir.

                                                                                  

Protokole aykırı olmasına rağmen TCDD Yöneticileri bu kaçak bina ile ilgili hiçbir işlem yapmadıkları gibi ticari olarak kullanılan bu yerden herhangi bir bedel talebinde de bulunmamaktadırlar

 

 kd

TCDD Koruma Kuruluna gönderdiği yazıda "Erenköy istasyon sahasındaki taşınmazımızın sağlık ocağı olarak kullanılmak üzere ( 463.m2 lik taşınmaz 12/A ve 12/B plan nolu toplam 165.m21ojman+ 298.m2 açık alan) belirlenecek rayiç bedel üzerinden Sağlık Bakanlığına 5 yıllığına verildiği, ardından İl Sağlık Müdürlüğünden gelen 14.09.2004 tarihli ihbar yazısında Erenköy Sağlık Ocağı sahasındaki lojmanların hayırsever vatandaşlar tarafından yıkıldığının öğrenildiği, inşaatı devam eden sağlık ocağının, halka hizmet vereceğinden, kamu yararı nedeniyle satışının uygun olabileceği yönünde rapor verildiğinden, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından söz konusu taşınmazın Bakanlıkları adına tahsisi yapılmak üzere Maliye Hazinesine terk ve tescilinin istenilmesi üzerine, TCDD Yönetim Kurulunun 22.02.2005 tarih ve 5/52 sayılı kararı ile söz konusu taşınmazın bedelinin Vergi borcuna mahsuben Maliye Bakanlığına satış için karar alındığı, yine TCDD Yönetim Kurulunun 07.10.2005 tarih ve 25/226 sayılı kararında da satış ile ilgili işlemlerin uzun süre alacağı göz önünde bulundurularak söz konusu tesisin kamu hizmetine açılabilmesi için satış işlemleri gerçekleşene kadar akdedilecek yeni protokol ile taşınmazın kullandırılması için 3 yıl geçerli yeni bir protokol akdedilmesi sürenin sonuna kadar ise her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen artış oranlarında artırılmak suretiyle KDV dahil 660.YTL / ay kira bedeli alınması ve 33.m2 lik alanın ilave olarak protokole dahil edilmesi hususunda Genel Müdürlüğümüze yetki verilmesi kararlaştırıldığı, 31.10.2005 tarihinde Erenköy İstasyon Şefliğince 3091 uygulaması için Kadıköy Kaymakamlığına başvurulduğu ancak herhangi bir işlem yapılmadığı, Binanın inşaatının Kadıköy Belediyesinin inşaat izni ve kontrolünde yapıldığı, inşaat aşamalarının ve teknik yönünün Belediye tarafından takip edildiği, ancak semt polikliniği inşaatına TCDD ye resmi bir müracaatta bulunulmadan ve müsaadesi alınmadan başlandığı bu nedenle de yapı yaklaşma mesafeleri hususundaki demiryolundan çekme mesafelerine uyulmadığı, 02.04.2007 tarihinde söz konusu alanın imar planındaki konumunun Sağlık Tesisi Alanına çevrilmesi Kadıköy Belediyesinden talep edildiği, Kadıköy Belediye Başkanlığının 18.05.2007 tarihli yazısı eki imar durum belgesinde söz konusu alanın Sağlık Tesisi Alanı olarak göründüğünün belirlendiği, devir bedeli TCDD nin vergi borçlarına mahsup edilmek üzere işlemlerin devam ettiği" bilgisi verilmiştir.

Anlatılanlardan ve görülenlerden duyulanlardan açıkta kalan ve cevaplanması gereken sorular.

· TCDD Erenköy İstasyonunun burnunun dibinde yıkılan ve kaçak yapılan binanın önünden her gün TCDD bürokratları sabah trene binip işe gittiklerine akşamda işten döndüklerine göre nasıl oluyor da yıkımı görmediler. Hadi yıkım bir anda oldu. 6 Katlı bina temel atılırken su basmanı çıkarken 6 kat inşaat devam ederken de mi görmediler. Tabii TCDD hastanelerini kapatırsanız sağlığınızı kaybeder önünüzde olup bitenleri duymaz ve görmez olursunuz.

· Tescilli binaların yıkıldığına dair alınan yazılı ihbar sonucu neden 11 ay beklenilerek şikâyette bulunulmuştur.

· Hem 3091 yasaya göre şikâyette bulunulmuş hemde yapılaşma yapılan alanın kamu yararına bir işte kullanılacağı için uygundur raporu düzenlettirilerek satış ve devir için onay verilmiştir. Şikayet dostlar alışverişte görsün diye mi yapılmıştır.

· TCDD nin üzerinde SİT kararı da bulunan arsasının bir payını yapılaşmaya açması ne kadar yasaldır.

· TCDD SİT kararını görmezden geldi diyelim, imar planına işlenmemiş ve sit kararı bulunan bir alandaki yapılaşmanın faaliyet göstermesine Kadıköy Belediyesi nasıl izin verir tüm aşamalarını denetler,

· Yapı yapılan alan (İstanbul İli , Kadıköy İlçesi ,Erenköy Mahallesi 106/2 pafta , 1162 ada 88 parsel sayılı tescilli istasyon binasının içinde bulunduğu parsel) üzerindeki SİT kararı henüz kalkmadan Kadıköy belediyesi imar planında nasıl değişikliğe gider.

· Sağlık ocağı denilen 6 katlı binanın içinde kafeteryası olmasına rağmen , binanın yanında protokole aykırı bir şekilde kaçak olarak yapılan Lokanta-Cafe-Retaurant ticari amaçla çalıştırıldığı halde TCDD bunlardan nasıl hiçbir bedel (işletme-kira)talep etmez.

Tescilli binaları kullanmak üzere sözleşme veya protokolle kim teslim aldıysa ve yıkıldıktan sonra kim suç duyurusunda ve ihbarda bulunmadıysa (görmezden geldiyse, görmeyin dediyse) onların hepsi suçludurlar.

Şimdi bunu duyan vatandaşlarımız hayır işlemek için başlayacaklar tescilli binaları tespit edip yıkmaya. Sakın onlara Haydarpaşa’nın tescilli olduğunu söylemeyin.

Gecekondulara karşı DOZER olan belediyelerimiz Erenköy’ün göbeğinde 6 katlı kaçak inşaat yapılırken nerelerdeydi acaba?

Bu sağlık tesisinin yapılmasında kamu yararı vardır tabiî ki ama semtte yaygın olan söylenti ise asıl gayenin AKP üst düzey yöneticilerden birinin aile büyüğünün evine yakın bir sağlık tesisi açmak olduğu yönünde.

Kamu yararı var gerekçesi TCDD arazileri işgal edilebiliyorsa bunun önünü almak mümkün değildir. Eğer İktidarın, halkın sağlığını düşünmesi gibi bir amacı olsa kamu yararı güden devlet hastanelerinin yerine özel hastaneleri geçirmeye çalışmaz. Göztepe’deki Meteorolojiye ait araziyi rant uğruna peşkeş çekmeyip Hastane alanı olarak düzenleyebilirdi. Hatta tescilli binaları yıkmakla görevli hayırsever vatandaşlar da bu hastanenin yapımında çalışırlardı.

İstanbulda 2010 Kültür Başkenti gerekçe gösterilerek hayata geçirilmek istenen kentsel dönüşüm projeleri İzmir’de EXPO 2015 Fuarı gerekçe gösterilerek uygulanıyor.

Tarihi Alsancak Garı, EXPO 2015 Fuarı’nda İzmir’e gelecek heyetin çalışmalarına kurban edildiği,EXPO Heyetinin çalışmalarını yürütülebilmesi için doğal SİT alanı olan garda inşaat çalışmaları başlatıldığı, garın içine kolonlar atılarak özel bölmeler oluşturulurken, boya, badana ve zeminde kazı çalışmaları da başlatıldığı, doğal SİT alan olan garda yürütülecek her türlü çalışma için Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan izin alınması gerekirken, çalışmaları, yetkili kurumlardan ne TCDD, ne de İzmir Büyükşehir Belediyesi üstlenmediği, garın doğal yapısına zarar veren çalışmalar sadece 3 gün kentte kalacak Uluslararası Sergiler Merkezi (BİE) Heyeti ile kente gelmesi beklenen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için yürütüldüğü ifade edilmektedir.

TCDD Alsancak Garı yetkilileri, çalışmaların Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütüldüğünü belirtilmektedirler. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, daha önce EXPO çalışmalarını birebir yürüttüğünü açıklarken, belediye yetkilileri, gardaki düzenlemelerin tüzel bir kişilik tarafından yürütüldüğünü iddia etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce de EXPO’nun yer belirlemesi konusunda doğal SİT alanı olan İnciraltı’nı seçmiş ve buradaki tarım arazilerini imara açmıştı.

Avukat Arif Ali Cangı, koruma altına alınmış taşınmazların restore edilmesi için Anıtlar Kurulu’ndan izin alınması gerektiğini belirterek, "Takipçisi olacağız. İzinsiz çalışma tespit edilirse suç duyurusunda bulunacağız" dedi. EGEÇEP Dönem Sözcüsü Erhan İçöz EXPO Heyeti’ni İzmir’e geldikten sonra protesto edeceklerini söyledi.

Alsancak Garı, Türkiye tarihi kadar eski bir geçmişe sahip. Robert Wilkin adlı İzmirli İngiliz tüccar ile dört ortağı, 1855’te İzmir-Aydın demiryolu için imtiyaz talebi ile Osmanlı yönetimine başvurmuş ve 1856’da imzalanan sözleşme ile bu imtiyazı almışlardı. 1857’de şirket el değiştirmiş ve İzmir’den Aydın’a Osmanlı Demiryolu adını almıştı. 1857’de Vali Mustafa Paşa döneminde temeli atılan demiryolunun başlangıcında yer alan Alsancak (o günkü adıyla Punta) Garı, 1858’de hizmete açıldı. Geçtiğimiz yıllarda özelleştirilmesi gündeme gelen Alsancak Garı, metro çalışmaları nedeniyle iki yıldır tren seferlerine kapalı. Alsancak (Punta) garının temel atma töreni bilgisi için http://kentvedemiryolu.com/icerik.php?id=144

AKP Hükümeti, kamuya ait taşınmazları hızla satmaya devam ediyor. Yazımızın başındaki iki örnekte de anlattığımız gibi bazı yerlerde de işgalleri görmez geliyor. Demiryollarında altyapıya gerekli yatırım yapılmadan sefere konulan hızlı trenlerin meydana getirdiği kazalar gündemde iken, hükümet, bir taraftan da demiryollarına ait birimleri atıl olup olmadığına bakmaksızın satıyor.

Son olarak TCDD 3. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Kahramanlar Mekanik Sinyal Şefliği’nin bulunduğu alan bir tekstil firmasına satıldı.

Basmane Garı’nın yakınında bulunan Mekanik Sinyal Şefliği’nde çalışan işçi ve memurlar, işyerlerinin satıldığını önceki gün sabah işyerine gelen firma yetkililerinden öğrendiler.

Trenyolları ile karayollarının kesiştiği açılır-kapanır geçitlerin bakım ve onarımını yapan ve seyrüsefer emniyeti açısından önemli bir bölüm olan Mekanik Sinyal Şefliği’nin bina ve araç-gereçlerinin bulunduğu 611 metrekare alan, 630 bin YTL’ye Arı Tekstil Firması’na satıldı.

Demiryollarında örgütlü BTS tarafından konu ile ilgili olarak yapılan araştırmada, TCDD 3. Bölge Müdürlüğü tarafından söz konusu yerle ilgili olarak 22 Ekim 2007 tarihinde ihalenin yapıldığı ve 31.12.2007 tarihinde tapu devrinin gerçekleştirildiği ortaya çıktı.

Şefliğin bağlı bulunduğu Müdürlükten bilgi isteyen sendikacılara, Müdürlük yetkilileri tarafından kendilerinin de konu ile ilgili bilgilerinin olmadığı söylendi.

Konu ile ilgili olarak açıklama yapan BTS İzmir Şube Başkanı Kemal Akkaş, taşınmaz malların atıl hale gelen kısmının satılması gibi bir yönetim kurulu kararının olduğunu belirterek, "Demiryollarına ait sabit tesisleri önce atıl hale getirip sonra da satıyorlar. Ancak; burada ki durum diğerlerinden farklı. Üzerinde çalışır halde bir birimin bulunduğu alan satılıyor" dedi. TCDD’nin garları da sattığını hatırlatan Akkaş, "Balıkesir Garı için belediye ile bir protokol imzaladılar. Kayseri Garı satılmıştı. Orası ile ilgili olarak dava açtık ve satış iptal edildi ama bu sefer iptal gerekçelerine göre bir satış sözleşmesi yapıyorlar. Burada niyet, burayı talan etmek, tasfiye etmek" dedi.

Halen 9 işçi ve 4 memurun çalıştığı işyeri ile ilgili olarak Bölge Müdürlüğünden gelen heyetin satılan alanın sınırlarını tespit etmeye çalıştığını ifade eden Akkaş, burada çalışanların görev sahasının Bandırma’dan Denizli’ye kadar uzandığını belirtti. Birimin söz konusu alandan taşınması durumunda trenle bağlantısının kesileceğini söyleyen Akkaş, "Avukatımızla görüşüp yargı yoluna gideceğiz. Satışın iptalini isteyeceğiz" dedi.

Konu ile ilgili olarak TCDD 3. Bölge Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan açıklamada ise; söz konusu alanın ihale yolu ile ihtiyaç fazlası olduğu için satıldığı ifade edildi.

(*) http://www.uskudar.bel.tr/portal/rehber/t1.jsp?PageName=rehberAyrinti&ID=52

 

 

 

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yazar: www.kentvedemiryolu.com