Kent ve Demiryolu Menü

Kalıcı Başlantı:

Haydarpaşa Kimin Aşiyanı?

(yorumlar kapalı)

 kdTürk filmlerinde seyrettiğimiz Anadolu’dan gelen insanların trenden indiği zaman merdivenlerinde İstanbul’un Suriçi siluetiyle karşılaştığı 100 yıllık tarihi Haydarpaşa gar binası, 2010 kültür başkenti İstanbul’un yeni parti mekânı artık.. Kültürel etkinliklerle tarihi mekânların ve halkın buluşmasına kimsenin bir diyeceği olmaz. Ancak yapılan/yapılacak partili kutlamalar garın tarihsel misyonuna yakışmadığı gibi güncel işlevini de engellemektedir.

 

Vapurla geldiğinizde mimar Vedat TEK’in eseri iskeleden çıkıp, garın mermer merdivenlerini geçtiğinizde Anadolu’ya açılan kapıdır Haydarpaşa Garı. Simitçisi, martısı vapuru denizi, peronlarında karşılayıcısı, uğurlayıcısı, bekleme salonundan eksik olmayan delileriyle ayrılıkların ve kavuşmanın mekânıdır.

 

Hürriyet Gazetesi’nin Seyahat yazarlarından Saffet Emre Tonguç ile Milliyet Gazetesi yazarı Fatih Türkmenoğlu’nun birlikte yazdığı "Türkiye’de Görülmesi Gereken 101 Yer" adlı kitapta İstanbul’da gezilmesi gereken yerler Osmanlı’nın İstanbul’daki İzleri, İstanbul’daki Bizans, Adalar, Boğaz Sefası, Poyrazköy ve Anadolu Kavağı olarak sıralanmıştır. Boyut Yayınevi, 101 Serisi’ne, Avrupa, Amerika, dünya ve İstanbul’da görülmesi gereken 101 yerle devam ederken 100 yılı aşkın yaşı ile Haydarpaşa Garı ‘da görülmesi gereken mekânlar arasındadır.

 

İlk olarak 2008 yılının son saatlerinde 2009 yılının ilk saatlerinde 2000 YTL bedelle Yılbaşı kutlamasına izin verilerek Garın içine edilmesine neden olundu. (*) Koskoca tarihi bina merdivenlerden girince bilet gişelerinin olduğu, yüksek tavanlı, süslemeli salon merdivenler ve garın iç kısmı tel örgü ihatalar ve siyah perdelerle kapatıldı, Gar Müdürlüğü makamının önüne seyyar wc’ler yerleştirildi ve parti gerçekleştirildi. Görüntü kirliliği, tarihsel mekanla uyumsuzluk, görgüsüzlük bir yana yüksek desibelden yapılan müzik yayının yarattığı ses kirliliği ve binaya verdiği zararda cabası.

 

Bağdat şimendiferinin başlangıç noktasında 2009 yılı başında "parti" leşmek hem duygusal hemde parasal olarak birilerinin pek hoşuna gitmiş olmalı ki 14 Şubat 2009 tarihinde "sevgililer günü" kutlaması için parti verilecek yer yine "Clup de Haydarpaşa" seçilmiş.

 

Gecenin adı: Şahane Yıllar Diskoda. Günün mana ve ehemmiyetine binaen Issız Adam tribi yapmışlar, eski 45’likleri çalacaklarmış. Sonra da DJ U.F.U.K.’den 90’ların dans parçaları.

 

Biletleri Biletix’te satılacakmış. Erkeklere 50 lira. Kızlar beleş. İlk içki de bedava. Ne demişti Ulaştırma Bakanımız "hızlı trene yolcunun ayağı alışın diye 1-2 ay tren beleş olmalı." Ozan Doğu’lu öğüdü almış olmalı ki "kızların ayağı alışsın" diye ücretsiz yapmış. Ayrıca ilk kadehin devamının geleceğini, gençliğin geleceğinin alkolizme dayanmasının mahsurunu görmediği için ilk alkol bedava demiş. Eskiden gençlere bolca "alkol bütün kötülüklerin anasıdır" öğüdü verilirdi. Bu öğüdü alan ve bu gün işbaşına gelen bir çok belediye başkanı daha önce içkili mekânları(sahiller, moda iskele, belediye tesisleri) içkisiz hale getirirken, alkol bütün kötülüklerin anasıdır telkini bir kulağından girip diğer kulağından çıkan demiryolu yöneticileri kamuya ait içkisiz bir alanı 2000 TL para getirisine heveslenerek içkili bir mekâna çevirebiliyorlar. Aslında içki kötülüklerin anası değil, kötüler yaşam alanlarımızı ve hayatı bize zehir ediyorlar, suçu da alkole atarak rahatlıyorlar.

 

 kdGelelim partinin gerekçesi "Sevgililer Günü" ne. Haydarpaşa Gar bir geceliğine de olsa, Ozan Doğulu ve onun 50 TL karşılığı alkol ve ses duvarını aşmaları için misafir ettiği sevgililerin AŞİYAN’ı olamaz.

 

Bu gar yıllardır umudu karşılayanların, geçmişi uğurlayanların, yoksulluğa karşı direnişi vagonlar gibi birbirine ekleyenlerin, saatin üzerinde tüneyerek geçen akrep ve yelkovan’ın kovalamacasına aldırmadan birbirine kur yapan kuşların AŞİYAN’ıdır.

 

Yazar Sennur Sezer 29.06.2003 tarihli Evrensel Gazetesinde yayınlanan yazısında Haydarpaşa’nın başına gelenler acaba Kınalıada’nın ahı mı diye soruyor ve ne ahı olduğuna da kendisi açık getiriyordu. Bedri Rahmi Eyüpoğlu İstanbul Hatırası isimli şiirinde

"Şehrin burasına dokunma kanar
1900’lerin kırkında
Diri diri budunu kesip kınalı kekliğin
Haydarpaşa’ya rıhtım yaptılar
Fukaranın bir yanı hala sinsi sinsi kanar
Kınalıada"

(Bedri rahmi Eyüpoğlu burada Haydarpaşa garının oturtulduğu zemine (denize) çakılan bini aşkın kazıkların Kınalıada’dan kesilen ağaçlar olduğunu dile getirmektedir.) Şair Sennur Sezer’in bu makalesi şu cümle ile son bulmaktadır.

"Haydarpaşa garı şiirinde İlhan Demiraslan’ın anlattığı çaresiz insanları anlayacak sınıftan değilseniz, avuçlarınız hırsla sıkılmamışsa bu garın hangi katında olursa olsun, uyuyamaz, ağız dolusu gülemezsiniz."                                    

 kd 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Aşık Derdani(Emekli Yol Çavuşu)Haydarpaşa’da yapılan bir grevde şiir okurken

(*) http://kentvedemiryolu.com/icerik.php?id=440

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yazar: kentvedemiryolu