Zaman Treninde Yolculuk
Fotoğraf çok güzel. Birincisi son kertede ironik; bu yanıyla, bir o kadar siyasal. İkincisi, saat imgesiyle sundurmanın altına tünemiş zaman duygusunun, aşağıda bekleyen vagonlarla ele alındığında, perona taşıyıp getirdiği yalnızlık ve yolculuk çatallı hali. Bu çatallanmanın tanımlanmasında çan çan çalan bir görsel simge saat.Her iki durumda da tarihsel grafiği de, görsel grafiği de başarılı bir fotoğraf.Niye ironik ve dolayısıyla siyasal denilebilir?
Bir kentin yerleştiği alandaki doğal ve yapay unsurlar arasındaki ilişkiler, doğal yapıya en az zarar verecek ve yerleşimin gereksinimlerini karşılayacak şekilde düzenlenmelidir. Bu ilişkiler kent planlarında ortaya konur ve uygulanır. Planlama ve uygulama aşamalarında gösterilen hassasiyetler, bugün ve gelecekteki doğal ve yapay çevrenin durumunu belirler. 
Mizah ustası sanatçı Behiç Ak’tan kentsel değişim ve yitirilen değerler üzerine düşündürücü bir İstanbul öyküsü!
21.05.1992’de Resmi Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinde bugüne dek 12 kez değişiklik yapılmış ve bu "hizmet" bir yap-boza dönüştürülmüştür. Yönetmelik son halini 17 Eylül 2009’da almıştır. Bu tarihte yapılan değişikliklerle; servis araçlarının en fazla 12 olabilen yaşı, 20’ye yükseltilmiş, rehber personel yaşındaki alt sınır 22’den 20’ye, eğitim düzeyi de lise mezunundan ilkokul mezununa düşürülmüştür.
İBBve İDO A.Ş. tarafından 24.9.2009 tarihi itibariyle başlatılan Şehir Hatları Vapur Seferlerinin Kış Tarifesi’nde herhangi bir uyarı yer almamasına rağmen Adalar halkına hizmet eden vapurlar yerine sefere motorlar konulmuştur. Seyir ve can güvenliği nedeni ile motorlar khalk tarafından istenmemektedir. Bu talebe İDO’nun kulak vermesi için bir imza kampanyası başlatılmış olup kampanyaya destek olunması istenmektedir.
27 Eylül ila 1 Ekim 2009 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek 10.Ulaştırma Şurası öncesi Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) tarafından yapılan basın açıklamasında iktidarın "demiryollarını devlet politikası haline getirdik" söylemi eleştirilerek hızlı tren dışındaki yolcu trenlerine önem verilmediği ve çok tehirli işletildiği belirtilmiştir.
Aklımda böyle kalmış adı: Güney ya da Kurtalan Ekspresi… Haydarpaşa Gar’ında beklerken, hoparlörden yükselen bir ses genellikle bizi sevindirirdi: "Dikkat dikkat, Haydarpaşa-Eskişehir üzerinden Kurtalan’a gidecek olan yolcu treni beş dakika sonra hareket edecektir…" Bu anons, ardından yabancı bir dille yinelenirdi. "Attention, attention…" Uzun bekleyişlerin, yorgunlukların, esnemelerin ardından gelen bu ses birçok yolcuyla birlikte bizi de hareketlendirirdi.