ATS Açık/Kapalı Tartışması ve ATS’nin Uyuması Üzerine
Demiryollarında, Amerikan Westinghouse firmasının imalatı olan sinyalizasyon kontrollü sisteme (eski adı CTC, Türkçeleştirilmiş yeni adı TSİ) geçilmesinden sonra, 1999 yılında Japon Nippon Signal firması tarafından Haydarpaşa-Ankara arasında kısa adı ATS olan sistem eklemesi yapıldı. Bu sistem ilk önce, Haydarpaşa-Gebze banliyö hattında kullanıma açılırken, yıllar içinde Ankara’ya kadar olan bölgede hizmete sokuldu.
2010 yılının ilk günlerinde iki başbakan yardımcısı, hükümetin IMF ile anlaşmaya yakın olunduğunu açıklamıştı. Başbakan Erdoğan’ın, "IMF ile olan görüşmelerde büyük ölçüde anlaşılmış noktada, herhalde gün, hafta… bu iş burada çözülecektir diye düşünüyorum ve arkadaşlardan da haberleri bekliyorum" sözleri pazarlıkta sona gelindiğini göstermektedir.
Bilim adamları ve kamuoyunda deprem önceden bilinebilir mi tartışmaları yapıla dursun, korhaber bir tren kazasını 20 gün öncesinden haber verdi. Her zaman önce kaza yaşanır haberi arkasından gelirdi. Ama bu sefer öyle olmamıştı. 14.11.2009 tarihinde Ankara-Eskişehir seferini yapan Yüksek Hızlı Tren Eskişehir merkeze bağlı Hasanbey köyü yakınlarında raydan çıkmış, kaza "YHT’de bakım skandalı! Her an facia yaşanabilir" başlığı ile önceden haber olmuştu. Kaza öncesi YHT hattında yaşanan bakım skandal haberleri şimdi de soru önergesi olarak TBMM’ye taşındı.
17–18 Aralık 2009 tarihinde Ankara’da yapılan Toprak Mülkiyeti Sempozyomuna Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası adına Kamu Yönetimi Uzmanı Selim TULUMTAŞ tarafından "kentsel dönüşüm ve demiryolu uygulamaları" başlıklı bildiri sunulmuştur. Bildiride; TCDD mülkiyetindeki taşınmazların hemen tüm kamusal alanlar gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığı, bunlar arasında bir önceliklendirme yapmak mümkün olmadığı, ancak az gelişmişliğin ürünü olarak kısır faydacı yaklaşımlarla ortaya talana açık bir yapısal hastalık durumu çıktığı, tüm demiryolu şebekesine yaygın olarak yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarının bu hastalığı açıkça ortaya koyduğu ifade edilmiştir.
Yerel seçimler öncesi İstanbul kent içi ulaşımda seçmene sorun yaşatmak istenmiyordu. Bu nedenle Marmaray "CR1 Sözleşmesi kapsamında Halkalı–Gebze arası demiryolu hattının kapatılma tarihi (08 Aralık 2008) geçicici süre uzatımı verilerek 15.06.2009 tarihine ertelenmişti." Ancak yerel seçimlerin ve ilan edilen tarihin üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen hatların hala kapatılmaması TCDD’nin DLH’ ye aynı soruyu yöneltmesi sonucunu doğurdu.
İşte ayın onuna geliyoruz; çok sürmez yarın (!) bu yılın da sonuna geliriz yine! Nerden bakarsanız bakınız, yeni yılın üçte birinde yine "ense yapacağımızı" yazıyor basın. Biz, bu kaplumbağa hızı ve tilki hırsıyla daha çok kırmızı ışıkta geçeriz (!). Daha çok topu taca atar, sonra da gol atmış gibi nara atarız. Makinisti içeri tıkar, asıl sorgulanması gerekenleri; devlet makinesini tersine işletenleri sorgulamayı; tartıp-değerlendirmeyi bir kez olsun aklımızın ucundan geçirmeyiz.
Hepimiz günlük hayatın içinde yoğun koşturmalar içindeyiz. Sürekli bir hareketlilik var hayatımızda. Yapmakla sorumlu olduğumuz işlerimiz, bakmakla yükümlü olduğumuz ailemiz, alışverişler, toplantılar, iş seyahatleri, okulumuz, derslerimiz, görevlerimiz, sorumluluklarımız…
Bundan tam otuz bir yıl önce 09.01.1979 tarihinde Behiçbey yakınlarında arızalanarak bekleyen 2212 trene 2218 trenin arkadan çarpması sonucu 33 yolcu yanarak hayatını kaybetmiş 81 yolcuda yaralanmıştır. Olayın nedeni kayıtlara "sinyale uymayarak kırmızı geçme" olarak düşülmüştür.