Kentsel Dönüşüm ve Demiryolu Uygulamaları
17–18 Aralık 2009 tarihinde Ankara’da yapılan Toprak Mülkiyeti Sempozyomuna Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası adına Kamu Yönetimi Uzmanı Selim TULUMTAŞ tarafından "kentsel dönüşüm ve demiryolu uygulamaları" başlıklı bildiri sunulmuştur. Bildiride; TCDD mülkiyetindeki taşınmazların hemen tüm kamusal alanlar gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığı, bunlar arasında bir önceliklendirme yapmak mümkün olmadığı, ancak az gelişmişliğin ürünü olarak kısır faydacı yaklaşımlarla ortaya talana açık bir yapısal hastalık durumu çıktığı, tüm demiryolu şebekesine yaygın olarak yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarının bu hastalığı açıkça ortaya koyduğu ifade edilmiştir.
Yerel seçimler öncesi İstanbul kent içi ulaşımda seçmene sorun yaşatmak istenmiyordu. Bu nedenle Marmaray "CR1 Sözleşmesi kapsamında Halkalı–Gebze arası demiryolu hattının kapatılma tarihi (08 Aralık 2008) geçicici süre uzatımı verilerek 15.06.2009 tarihine ertelenmişti." Ancak yerel seçimlerin ve ilan edilen tarihin üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen hatların hala kapatılmaması TCDD’nin DLH’ ye aynı soruyu yöneltmesi sonucunu doğurdu.
İşte ayın onuna geliyoruz; çok sürmez yarın (!) bu yılın da sonuna geliriz yine! Nerden bakarsanız bakınız, yeni yılın üçte birinde yine "ense yapacağımızı" yazıyor basın. Biz, bu kaplumbağa hızı ve tilki hırsıyla daha çok kırmızı ışıkta geçeriz (!). Daha çok topu taca atar, sonra da gol atmış gibi nara atarız. Makinisti içeri tıkar, asıl sorgulanması gerekenleri; devlet makinesini tersine işletenleri sorgulamayı; tartıp-değerlendirmeyi bir kez olsun aklımızın ucundan geçirmeyiz.
Hepimiz günlük hayatın içinde yoğun koşturmalar içindeyiz. Sürekli bir hareketlilik var hayatımızda. Yapmakla sorumlu olduğumuz işlerimiz, bakmakla yükümlü olduğumuz ailemiz, alışverişler, toplantılar, iş seyahatleri, okulumuz, derslerimiz, görevlerimiz, sorumluluklarımız…
Bundan tam otuz bir yıl önce 09.01.1979 tarihinde Behiçbey yakınlarında arızalanarak bekleyen 2212 trene 2218 trenin arkadan çarpması sonucu 33 yolcu yanarak hayatını kaybetmiş 81 yolcuda yaralanmıştır. Olayın nedeni kayıtlara "sinyale uymayarak kırmızı geçme" olarak düşülmüştür.
"Dünyanın en ilham verici" kentini "yeniden keşfetme" zamanı sloganı ile Haydarpaşa Gar binası afişe edilerek 101 yıldır aynı yerde olduğunun farkına varılması istenmektedir. Aslında yapılan "farkına varın Haydarpaşa için yapılan dönüşüm projesinde yerinizi alın" çağrısıydı. Bu çağrının ardından adı "koruma amaçlı plan" olan ve Haydarpaşa garı ve çevresini dönüşüme ve betonlaşmaya açan plan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisinden oy çokluğu ile geçti. Bize düşen ise Haydarpaşa garını yeniden keşfetmek değil, yeniden Haydarpaşa Dayanışmasına güç vermektir.
Trenlerle yaptığınız seyahatlerde tuvaletlerde ne kadar su kullandığınız ve ne ölçüde çevreyi kirlettiğiniz aklınıza gelmiş miydi hiç. Demiryolu emekçisi Soner 29.11.2000 tarihinde Haydarpaşa Sağlık Müdürlüğüne verdiği dilekçesinde "yolcu vagonu tuvaletlerinden demiryoluna akan atıkların çevre kirliliği oluşturduğu, demiryolu üzerinde çalışanları ve demiryolu çevresinde yaşayanları ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya bıraktığı için gerekli önlemlerin alınmasını" talep etmiştir.