Bursa-Mudanya Demiryolu Hattı İşletme Binası
Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkenti olan Bursa tarih boyunca önemli bir ticaret kenti olma özelliğini korumuştur. Özellikle ipek ipliği, ipek kumaş üretimi ve ihracatı konusunda gelişen ticari aktivite kentteki sosyal ve ekonomik yaşamın oluşumunda etkin bir rol oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde gelişen bu ekonomik ve sosyal yaşamın izlerini, kentte bu dönemde inşa edilmiş ve günümüze kadar varlıklarını sürdürmüş olan çeşitli yapılarda gözlemlemek mümkündür. Bu yapıların en iyi korunmuş örneklerinden biri de Bursa ili, Mudanya ilçesi, Ömerbey mahallesinde yer alan “Bursa-Mudanya Demiryolu Hattı İşletme Binası”dır.
Anadolu’da ilk demiryolu hattının başlangıç noktası olan, İzmir ilinin kültürel miraslarından biridir Alsancak Gar. Hem bir ilk olması, hemde kademe kademe gelişerek, ekonomi ve şehir planlaması alanlarında çok önemli bir rol oynamasıyla ön plana çıkar. Bu zamana kadar bazı araştırmacıların konusu olmuştur İzmir-Aydın hattı. Benim anlatacaklarım ise, rahmetli dedem Ömer Razi Sümerli’nin, özellikle, Alsancak gar ve İzmir içi istasyonları ile ilgili bana anlattıklarıdır
Bosna’da ilk demiryolu Osmanlı döneminde demiryolu 1872’de Banja Luka-Dobrlinja arasında İstanbul-Viyana hattının bir parçası olmak üzere inşa edilmişti. 101 km.lik bu hat standart genişlikteydi. 1878 Berlin kongresi ile Bosna’yı ele geçiren Avusturya_Macaristan imparatorluğu derhal demiryolu inşaatlarına başladı. Kurulan demiryolu işletmesi Avusturyalı sivil ve askeri personel tarafından yönetiliyordu.
Ölüm yolu adıyla da bilinen bu yol, rejim muhaliflerinin geçtiği değil de, onlara yaptırılan yol. Harp sırasında Sovyet sanayinin önemli kısmı Sibirya’ya taşındığından, norilsk nikel işletmesi de oralarda bulunduğundan ve mahkûmlara da iş bulmak gerektiğinden Stalin’in emri ile 1297 km olarak planlanan bu hattın inşasına 1949’da başlanmış. İş gücü olarak gulag diye anılan çalışma kamplarında bulunanlar kullanılmış.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2011 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada demiryolunda yapılan çalışmalar hakkında da bilgi vererek “Hükümetin demiryollarını devlet politikası olarak ele aldığını, yılların ihmalini ortadan kaldıracak önemli projeleri teker teker hayata geçirdiklerini” ifade etti. Gerçekten bir ihmal var mı diye 53 yıl geriye dönüp baktığımızda buharlı tren işletmesinden dizel tren işletmeciliğine, 56 yıl geriye baktığımızda ise Sirkeci Soğuksu arasında Elektrikli banliyö tren işletmeciliğine geçiş yaptığımızı görüyoruz.
Tanin Gazetesi’ne verilen bir ilanla Mimar Kemalettin tarafından birleşmeye çağırılan mühendis ve mimarlar, Sirkeci Gar bira bahçesinde 28 Ağustos 1908 de ilk toplantılarını yapmışlar,18 Eylül 1908 tarihinde yaptıkları toplantıda da tüzüklerini de oluşturarak Osmanlı Mimar-Mühendis Cemiyetini kurmuşlardır. Sirkeci Gar’ın tanık olduğu olaylardan biridir bu..Mimar Kemalettin emek verdiği bu Gar’da yapmak istemiş bu önemli toplantıyı anlaşılan.Tarihçesinde denize kadar uzanan üç bira bahçesinden söz edilir ancak günümüze bunlardan sadece biri, bugünkü gar lokantası kalmıştır.Şimdilerde daha çok büyük turist gruplarına hizmet veren lokantanın 1950 lerdeki halini gazeteci Bedirhan Çınar bakın nasıl anlatmış…
Osmanlı İmparatorluğu “Cihad-ı Ekber: Ulu Kutsal Savaş” ile milleti ayaklandırmış, çadırlara yığmıştı. Ordu beslenecekti. Ayrıca emperyalist savaş demek geri ülkenin ileri anayurtlara kurban edilmesi demekti. Alman emperyalizmi Göben ile Breslav gemilerini Yavuz ile Hamidiye’ye çevirtmekle, koca imparatorluk devesini bir tutam ota hendekten atlatmıştı. Şimdi sıra, Anadolu halkının tohumuna dek yiyeceğini çekip, kendi inine taşımaya gelmişti.