Anadolu Topraklarında İlk Ray Nereye Döşendi
Türkiye demiryolları tarihinden bahseden bazı yazılarda, Anadolu topraklarında ilk rayın Fenerbahçe’ye atıldığından bahsedilmiş, "fakat tarih maksat ve hangi istikamete temdit edilmek üzere başlandığına dair bir kayıt konmamıştır. Bizim tesadüf ettiğimiz malumata göre, Haydarpaşa-İzmit hattı yapılırken Fenerbahçe’ye de bir şube hattı yapılarak 27.4.1873 tarihinde işletmeye açılmıştır.
Hükümetin övüne övüne bitiremediği Marmaray Projesinin kara ayağı olan CR1 inşaat etabı başlamadan şimdilik sona erdi.TCDD’ye ait demiryolu hattı üzerinde 2 yolun 3 yola çıkartılarak, dolaylı olarak özel bir kuruma devrini öngören CR1 etabında, yüklenici firma olan AMD (Alstrom-Marubeni-Doğuş) Konsorsiyumu, sözleşmeyi "mevcut sözleşme şartlarında projeye devam edemeyecekleri" gerekçesiyle fesh etti.
18 Mart 2010 ilâ 26 Mart 2010 tarihleri arasında Umre ziyareti yapmak için Suudi Arabistan’a gittim. Bu arada özel merakım olan Medine tren istasyonuna gitme imkânını da buldum.
Ceyhun Atuf Kansu, ‘Çocukluğumun İstasyonları’ şiirinde, Doğançay İstasyonu’nu, "Koklamadan edemezdim, Doğançay İstasyonu‘nu. Güz ananın ellerinden çınar yapraklarını,Hızar fabrikasından gelen o sesi duymalıydım.Yosunlu meşe kütükleri kesilirken." dizeleriyle anar.
TORBALI köyleri arasında; ilçe merkezine en yakın köylerden biri olduğu halde, Kuşçuburun, hep uzağındaymışız gibi uzakça gelirdi. İzmir-Aydın şose yolu üzerindeki en eski köylerdendir. Dağın eteğine ve o yıllarda kısmen de ovaya olan yerleşimi sessizliği, sakinliğinin aynasıdır.
İstanbul’un Anadolu yakası banliyösünde oturanlar, artık yıllardır alıştıkları bir sesten uzak kalacaklar. Elli yaşını çoktan geçmiş kara trenlerin ne "çuh, çuh" ları ne düdük sesleri bir daha işitilebilecek. Uykularını en tatlı yerinde bölen kara trenin yerine aynı raylarda bir elektrikli tren kayar gibi gelip geçecek. Banliyö sakinleri yorgun iş dönüşlerinde daha rahat seyahat edecekler.
Avrupa’da ulaştırma işkolunda çalışan demiryol işçileri demiryolunun özelleştirmesinin kamu hizmetleri ve iş güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerini Lüksemburg’da geçen hafta düzenledikleri mitingle protesto ettiler.
İnsanın insan olması ile başlayan merak ve doğanın yasalarını öğrenme isteği, sonunda doğanın yasalarını kullanarak yaşamı kolaylaştırması serüveni halen devam ediyor. İnsan son 100 yılda geçmişte binlerce yılda gerçekleştirdiği bilgileri teknolojiye dönüştürerek kıtalar arası ulaşım süresini daha da kısalttı. Ulaşım ve iletişim devrimi ile belli bir birim zamanda daha hızlı hareket etmeyi başardık. İnsanlık 1850’li yıllarda saatte ancak 16 km hızla ilerleyebilen teknolojiye sahipken bugün saatte 1000 km hızın üzerinde hareket edebilen araçlar ile ulaşım sağlayabilmektedir.