Camialtı Tersanesi’ne Bağlamdan Kopuk Postmodern Bir Senaryo
Bugünlerde yine İstanbul’un önemli bir tarihi alanı bazı keyfi kararlar nedeniyle gündemde; Camialtı Tersanesi. Haliç’in kuzey kıyısında konumlanan Haliç Tersaneleri’nin (özgün adı ile Tersane-i Amire) bir parçası olan ve halen gemiciliğe dair basit bakım onarım işlerinin, tersane müdürü ve az sayıdaki çalışanının üstün gayretleri ile yürütüldüğü bir tersane Camialtı.
İnsan hakları ülkülerinin hem siyasi hem etik olarak merkezî konuma taşındığı bir çağda yaşıyoruz. Daha iyi bir dünyanın kurulması için bu ülkülerin ağırlıklarının artırılmasında pek çok enerji harcanmaktadır. Ancak çoğu kez dolaşımdaki kavramlar özünde egemen liberal ve yeni-liberal pazar mantıklarını ya da hâkim yasallık ve devlet faaliyeti biçimlerini reddetmez. Sonuçta özel mülkiyet hakkı ve kâr oranının hakla ilgili öteki tüm düşünceleri gölgede bıraktığı bir dünyada yaşıyoruz. Ben burada başka tür bir insan hakkı olan kent hakkını incelemek istiyorum.
Haydarpaşa Gara yolu düşen tren vaktini bekleyen yolcuların çoğunun uğrak yeridir duvarları çinilerle bezenmiş Haydarpaşa Gar Lokantası. Tren sesleri arasında günün 15 saati müşterilerine hizmet veren lokantanın çalışanları trenlerle, tarihi gar binası ve lokanta ile gazetelerde çıkan haberleri çerçeveleyip duvara asmışlar. Bu sararmış gazete sayfaları camlı çerçeveler arkasına saklanarak gün ışığının güçlü etkisine karşı inatla direnmeyi sürdürmektedirler.
Her yıl olduğu gibi bu yılda sendikalar, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, kadın örgütleri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde çeşitli etkinlikleri gerçekleştirdiler. Resmi ideoloji ise bu büyük mücadele gününü tüketime yönelik bir gün gibi gösterme çabaları 8 Mart öncesinden başlamıştı. Kadınlara hediye alıp verme, kadınları yemeğe götürme, TV programlarına kadınları çıkartıp konuşturma, cilt bakımı, tatil, araç bakımı vs gibi hizmetler için kadınlara yönelik indirim kampanyaları düzenlenmesi başvurulan metotlar arasındaydı.
Marmaray projesi kapsamında başta Haydarpaşa ve Sirkeci garlarımızın devre dışı bırakılmak istenmesi, Haydarpaşa Gebze ve Sirkeci Halkalı arasındaki iki hatlı demiryolu Marmaray CR1 inşaatı ile üç hat olarak inşa edilerek bu iki hat kesimindeki birçok tarihi eser kapsamındaki istasyon binası, lojman, köprü alt geçit tünel ve tesis yıkılacak veya istasyonların yeri değiştirilerek kullanılmaz duruma getirilecek olması nedeni ile başlattığımız imza kampanyasına CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu imza vererek destek oldu.
BTS, Hızlı 13.03.2009 tarihinde Ankara – Eskişehir arasında yolcu taşımacılığına başlanacağı ilan edilen Hızlı Tren yola çıkmadan yolcular ve makinistler için güvence talep etti.Hızlı tren hattının sertifikasyon belgesinin, projede görev almış bilim adamlarının raporlarının, inşaatın altyapı kontrol hizmetini yürüten firmanın inşaatın tamamlandığı kesin kabulün yapılacağına ilişkin varsa raporunun açıklanmasını talep etti.
Eray Özcan’ın kent peyzajlarının öne çıktığı yeni sergisi 7 Mart’ta Harmony Sanat Galerisinde açılıyor. Önceki sergisinde Haydarpaşa Garı’nı konu alan bir dizi çalışma gerçekleştiren sanatçı, son yapıtlarında, atölyesinin penceresinden Kuzguncuk’a bakıyor.
İstanbul’da Haliç’teki yaklaşık 300 dönümlük tarihi Camialtı tersanesi, "film platosuna" dönüştürülmek isteniyor. Cumhurbaşkanının tavsiyesiyle, böyle bir kararın alındığı söyleniyor.İstinye tersanesi de film platosu yapılmak istenmiş ve hemen vazgeçilmişti.Bir yandan kamyonlar girmesin diye tersaneleri kapatacaksın, Tersanenin iki misli daha fazla araç trafiğine yol açacak, bir film platosunu, tam denizin kıyısına yerleştir.