Kent ve Demiryolu Menü

Kalıcı Başlantı:

HAYDARPAŞA’YI HARAMİLERE YEDİRMEYECEĞİZ

(yorumlar kapalı)

7.3.2012-kadikoy.jpgHaydarpaşa Garı’nın tren seferlerine kapatılması girişimlerine ve otel yapılması projesine karşı birçok kurumun bir araya gelerek oluşturduğu Haydarpaşa Dayanışması bugün (07.03.2012) yaptığı eylemle Haydarpaşa Gar ve Limanın Endüstriyel işlevine sahip çıktığını açıkladı.

BTS ve Mimarlar Odasının yürütmesini yaptığı “Haydarpaşa Dayanışması” adlı platformun öncülüğünde yapılan eyleme, Sanatçılar Girişimi, Kadıköy Kent Konseyi, Taksim Dayanışması,  Halkevleri ile sol ve sosyalist partiler destek verdiler. Saat 18.00’da Kadıköy iskelesi önünde toplanan yaklaşık 1500 kişi buradan sloganlarla Haydarpaşa Garı’na bir yürüyüş gerçekleştirdi.

7.3.2012-haydarpasa-merdivenler.jpgGar merdivenlerine gelindiğinde kitleye ilk açıklamayı gar önündeki buharlı lokomotifin üzerine çıkan BTS İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı hasan BEKTAŞ yaptı. Bektaş, Haydarpaşa Gar ve Limanın endüstriyel işlevinin ortadan kaldırılarak gar binasının otel veya müze yapılmasına izin vermeyeceklerini, 5 haftadır Pazar günleri Haydarpaşa Gar merdivenlerinde sürdürdükleri direnişin yağma projesinin geri çekildiği açıklanana kadar devam edeceğini duyurdu.

7.3.2012-orhan-aydin.jpgYürüyüşün ardından garda yapılan açıklamada ilk olarak Sanatçılar Girişimi adına tiyatro sanatçısı Orhan Aydın söz aldı.

15 milyonluk İstanbul’da bugün bir araya gelenlerin gara sahip çıkma iradesi gösterdiğini ve gelmeyenleri de temsil ettiğini belirten Aydın, Haydarpaşa Garı’nın sadece İstanbul için değil bütün dünya için önemli bir miras olduğuna dikkat çekti.

AKP’nin Haydarpaşa garında somutlanan ortak akla saldırmak için saldırılarda bulunduğunu belirten Aydın, aklına her geleni yapan iktidarın Moda’dan Salacak’a kadar olan alanı, uluslararası sermayeye peşkeş çekmek istediğini dile getirdi.

AKP’nin talan politikalarına karşı Sanatçılar Girişimi olarak mücadele edeceklerini vurgulayan Aydın, herkesi gara sahip çıkmaya çağırdı.

Aydın’ın ardından söz alan Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu ise, “Haydarpaşa Dayanışması” adına hazırlanan ortak basın açıklamasını okudu.

7.3.2012-eyup-muhcu.jpgHaydarpaşa Garı’nın kentsel sit alanı olduğunu vurgulayan Muhcu, AKP’nin 2004 yılından beri hukuk kurallarını açıkça çiğneyerek burayı ticaret ve turizm alanına dönüştürmeye çalıştığını ifade etti.

Bu sürecin hukuk ve şehircilik bakımından birçok çılgınlık içerdiğine değinen Muhcu, çılgınlıkların trenleri durdurma aşamasına kadar vardığına işaret etti.

Haydarpaşa’da çılgınlıklara ve oldubittilere izin vermeyeceklerini belirten Muhcu, sonuna kadar mücadelelerini sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi.

Eyüp Muhcu tarafından Haydarpaşa Dayanışması adına okunan basın açıklamasının tam metni aşağıdadır. 

HAYDARPAŞA ÇILGINLIKLARA KURBAN EDİLEMEZ… 

Haydarpaşa Garı, Kıyı ve Liman Alanı, dolgu alanları ilavesiyle birlikte aynı zamanda “Kentsel ve Tarihsel Sit Alanı” olan bu kamusal bölge; 2004 yılından beri AKP iktidarı tarafından hukuk açıkça çiğnenerek “ticaret ve turizm merkezi alanı”na dönüştürülmek amacıyla ısrarlı çabalar sürdürülmektedir. Üstelik bu “tarih, doğa ve emek yağması” niteliğindeki dönüşüm kararı “Marmaray projesi ile Haydarpaşa Gar zaten işlevsiz kalacak” şeklinde toplum yanıltılarak meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır.

Oysa, bizzat kendileri tarafından oluşturulan 2 (iki) ayrı Kurula hazırlatılan raporda “işlevsel ve tarihsel süreklilik korunmalıdır” denilmek suretiyle bizzat kendi kendilerini yalanlamaktadırlar.

Haydarpaşa Garı ve Liman Sahasının dönüşüme tabi tutulması sürecinde demokrasi, hukuk, şehircilik bakımından zaten kendisi bir “çılgınlık” olan dönüşüm kararının yine pek çok “çılgınlık” yapılarak hayata geçirilmek istenmiş ve “trenlerin durdurulması”na varan bir aşamaya gelinmiştir.

Her şey, Kız Kulesinde bir Amerikalı patronunun birlikte yemek yediği şehrin ve ülkenin kimi yöneticilerine, yemeğin en keyifli anında parmağıyla işaret ederek; “Haydarpaşa Garı ve Çevresini Dönüştürelim” direktifiyle başladı..

Önce 17 Eylül 2004 tarihinde TBMM’nde gece yarısı çıkarılan ve hukuk tarihimize “kara bir leke” olarak geçen 5234 sayılı Torba Yasa içerisinde geçen bir madde ile öngörülen dönüşümün yasal altyapısı hazırlanmak istenmiştir.

Ardından Brüksel’de hazırlandığı söylenen 7 (yedi) adet, 70 (yetmiş) katlı gökdelenli dönüşüm projesi ve fiili uygulamalar Haydarpaşa Dayanışması bileşenleri ve duyarlı İstanbulluların çabaları ile engellenebilmiş ve bölgenin değerleri korunabilmiştir.

İstanbul 5 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 26 Nisan 2006 tarihinde Haydarpaşa Garı ve Çevresini “Tarihi ve kentsel Sit Alanı” ilan ederek; Dünya mirası İstanbul’un kültür, tarih ve endüstri mirasını aldığı “tarihi bir karar”la koruma altına almıştır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından çeşitli kuruluşların temsilcilerinin ve uzmanların katılımı ile oluşturulan Danışma Kurulu toplantıları sonucunda yayınlanan raporda “bölgenin korunması” öngörülmüştür.

Haydarpaşa’nın “tarihi ve işlevsel sürekliliğinin sağlanması” bakımından “kesin bir güvence” olan bu “tarihi sit kararı” ve bilimsel raporlara rağmen ne yazık ki, çılgınlıklar çeşitli şekillerde artarak devam etmiştir.

Ve 28 Kasım 2010 tarihinde dünyanın gözü önünde 1.Grup Anıtsal Eser olan Haydarpaşa Garı yakılmıştır.

Yangının yol açtığı hasarların giderilmesi ve restorasyon ilkelerine göre bakım ve onarım işlerinin yapılması gerekirken; ne yazık ki yöneticiler, yangından “rant” girişimi yönünde yararlanma yolunu tercih etmişlerdir.

Bu kapsamda, yangın bahane edilerek uzun bir süre trenler çalıştırılmamış ayrıca vapurlar deniz motorları yanaştırılmayarak Haydarpaşa insandan ve trenlerden yalıtılmıştır. Yangın sonucu oluşan hasar gerekçe olarak gösterilip binada çalışanların boşaltılması yetkililerce düşünülmüş ise de gösterilebilecek tepkiden dolayı geri adım atılmıştır.

Bu sırada “Haydarpaşa Garının Yeniden İşlevlendirilmesi” adı altında bir çalışma İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bir Kurula yaptırılmış; hazırlanan raporda Haydarpaşa Garının “tarihsel ve işlevsel sürekliliğinin sağlanmak koşuluyla restore edilebileceği” belirtilmek suretiyle; yöneticilerin “Garın otele dönüştürülmesi” yaklaşımı bir kez daha reddedilmiştir.

Ancak, zaman içersinde Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunda siyasi bir operasyonla görevden alma ve yeni atamalar yapılmış; Yeni Kurul “Bölgenin taşıdığı değerleri yok eden rant amaçlı dönüşüm planına onay vermek suretiyle bağlı olduğu yasalara ve kamusal sorumluluklarına açıkça aykırı bir karar almak suretiyle suç işlemiştir.

Kurul onayından 1 gün sonra jet hızıyla, 25 Kasım 2011 tarihinde İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisinde; Gar binasına KÜLTÜR, KONAKLAMA yani OTEL işlevi veren; bölgeyi “ticaret ve turizm alanı”na dönüştüren 1/500 ölçekli “Haydarpaşa Garı ve Çevresi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı” oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Bu da yetmemiş gibi bir adım daha atılarak; 01 Şubat 2012 tarihinden itibaren Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Projesinin Köseköy-Gebze arasındaki yol çalışmalara başlanacağı bahane edilerek, 30 ay boyunca Haydarpaşa’ ya gelen tüm yolcu trenleri seferden kaldırılmış Haydarpaşa garın sondan bir önceki yalnızlaştırma girişimi hayata geçirilmiştir.

Haydarpaşa Garın yalnızlaştırılarak dönüşüm planının uygulanması için Marmaray Projesi bahane edilerek banliyö trenlerinin önümüzdeki aylarda seferden kaldırılacağı açıklanmıştır.

Süreç içersinde “100 yılın projesi” diye reklamı yapılan Marmaray projesi, Anadolu Bağdat Demiryolu güzergahı üzerindeki 29 adet tarihi istasyon binasının yıkılmasına ve Haydarpaşa ile Sirkeci garlarının kapatılmasına alet edilmektedir.

Geçen sürecin bütününe baktığımızda; Haydarpaşa Kamusal Alanı”nın dönüştürülerek yok edilmesi için AKP iktidarının ve bağlı olarak; TCDD Genel Müdürlüğü, Özelleştirme İdaresi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin elbirliği ile hummalı bir şekilde çalıştıklarını görmekteyiz.

Bizler gelinen aşamada İstanbul’a dayatılan “yağma ve rant” amaçlı dönüşümün durdurulması için bir kez daha kamu adına sorumlu olanlara ve özgür vicdanlara sesleniyoruz ;

İstanbul’un Anadolu’ya ve Avrupa’ya açılan kapısı olan Haydarpaşa Garı ve Avrupa yakasında ulaşımın başlangıç noktası olan Sirkeci Garının trenlere ve halka kapatılmasından vaz geçildiği bir an önce kamuoyuna açıklanmalıdır.

Marmaray Projesi bahane edilmekten vaz geçilerek; Marmaray hattında yapılabilecek bir düzenleme ile tren hatları varlığını ve tarihsel sürekliliğini devam ettirebilir ve Haydarpaşa Garı işlevsiz kalmaz.

İstanbul’un Dünya Mirası listesinde olmasının önemli niteliklerinden olan Garlar ve çevresinin; tarihi, doğal, kentsel, kültürel, siluet değerlerini yok eden uygulamalar gündemden kaldırılmalıdır.

Bizler Haydarpaşa Dayanışması ve duyarlı yurttaşlar olarak ;

Haydarpaşa’da çılgınlıklara ve oldu bittilere izin vermeyeceğimizi, hukuksuzluğa ve çağdışı dayatmalara karşı sessiz kalmayacağımızı ve Haydarpaşa Kamusal Alanının yağmalanmasını durdurmak için demokratik ve hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanmaya kararlı olduğumuzu kamuoyumuza saygı ile duyuruyoruz…

TOPLUMUMUZ İKTİDARDAN ÇILGINLIKLAR DEĞİL, AKILCI YAKLAŞIMLAR BEKLİYOR. HAYDARPAŞAYI HARAMİLERE YEDİRMEYECEĞİZ. HAYDARPAŞA HALKINDIR HALKIN OLACAK..

7.3.2012-yavuz-demirkol.jpgMimarlar Odası genel Başkanı Eyüp Muhçu’dan sonra garda toplanan aktivistlere seslenen Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Yavuz DEMİRKOL seslendi. Demirkol “demiryollarında 1995 yılından buyana yeniden yapılanma adı altında uygulanan yağma ve tasfiye programı sonucu birçok gar binasının ve atölyenin kapatıldığını, Limanların satıldığını, yolcu trenlerinin seferden kaldırıldığını belirterek, Haydarpaşa Gar ve Limanın yağmalanmasına izin vermeyeceklerini, bu mücadeleyi daha da yükselteceklerini” ifade etti.

7.3.2012-chp-ist-mv-kadir-o__ut.jpgEylemde son konuşmacı CHP İstanbul Milletvekili Kadir ÖĞÜT’dü. Öğüt “meydanlarda devam eden bu mücadelenin kazanımla sonuçlanıncaya kadar bırakılmaması gerektiğini, verilen bu mücadeleye gerek şahsı gerekse partisi olarak eylem alanlarında destek olup konunun TBMM’de takipçisi olacaklarını ifade etti.

7.3.2012-ender-yi__it.jpgEtkinlik kapsamında Tiyatro Sanatçısı Ender Yiğit, Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları” adlı şiirinin Haydarpaşa ile ilgili bölümünü okudu.

“Haydarpaşa garında

1941 baharında

saat on beş.

Merdivenlerin üstü

yorgunluk ve telâş

Bir adam

merdivenlerde duruyor

bir şeyler düşünerek.

Zayıf.

Korkak.

Burnu sivri ve uzun

yanaklarının üstü çopur.

Merdivenlerdeki adam”

7.3.2012-bandista.jpgHaydarpaşa gar içinde kurulan sahne üstünde süren etkinlikte Bandsista, Algo-Ritmo Perkusyon Grubu ve Nejat Yavaşoğulları/Bulutsuzluk Özlemi sahne alarak Haydarpaşa Dayanışmasına desteklerini ilettiler.7.3.2012-Algo-Ritmo-Perkusyon-Grubu.jpg7.3.2012-Nejat-Yavaso__ullari-Bulutsuzluk-Ozlemi.jpg

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yazar: kentvedemiryolu