İngiltere’de demiryolu grevi
İngiltere’de 12 bin demiryolu bakım ve onarım işçisi, önceki gün öğlen saatlerinde başlattıkları 30 saatlik grevi sürdürüyor.Demiryolu, Deniz Yolu ve Ulaştırma Sendikasından yapılan açıklamada, bu alanda çalışan işçilerin tümünün, yaklaşık bir ay süren sonuçsuz görüşmelerin ardından greve başladıkları belirtildi.
Tuzla’da sabahın erken saatlerinden itibaren toplanan tersane işçileri, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve öğrenciler greve başladılar.
İkinci Meşrutiyet öncesinde, diğer imtiyazlı şirketlerde olduğu gibi, demiryolu şirketlerinde çalışanların da hiçbir sosyal hakları yoktu. Aydın Demiryolu çalışanları 1908 ve 1923 yıllarında yaptıkları grevlerde, amaçlarına büyük ölçüde ulaşmışlardı. Kasaba Demiryolu çalışanları da 1911 de yaptıkları grev sonucunda, %20–30 ücret artışının yanı sıra, bazı sosyal hakları da elde etmişlerdir…
Tarih 20 Nisan 1995 kamu çalışanları Uluslar arası anlaşmalardan doğan haklarını kullanarak sendikal hakları ve ücret zammı için iş bıraktılar. TCDD her zaman olduğu gibi eyleme katılanları Disiplin cezaları ile yıldırmaya çalıştı. Disiplin cezası ile yetinmeyip ayrıca göreve gelinmeyen günler içinde günlük yevmiyeleri kesti, yargı olmaz dedi…
TCDD de siyasi kadrolaşmanın bir adımı olarak yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak 18 personele Başuzmanlık unvanı verilmişti. Demiryollarında siyasi kadrolaşmaya "beni beğenmiyor musun?" diye yola çıkan Gaffur’lar hukuk mücadelesinin ilk adımını kazandı. 
SSGSS yasa tasarısı yasalaştığı takdirde yıpranma hakları elinden alınacak olan TCDD makinistlerinin sorununu BTS İstanbul 1 Nolu Şubesi TBMM de grubu bulunan parti başkanlarına faks çekerek iletti. Çekilen faksta önerge verilerek bu hak kaybının önlenmesi istendi.
08 Nisan 2008 tarihinde Türk-İş, DİSK ve KESK Taksim Gezi Parkında 1 Mayıs’ta Taksim Meydanında yan yana olacaklarını bildiren bir basın açıklaması düzenledi. 1 Mayıs 2008’in temasının "sosyal adalet, eşitlik, bağımsızlık ve demokrasi" olacağı vurgulanırken, hükümetin çıkartmaya çalıştığı yıkım yasalarına karşı emekten yana bir Türkiye isteğinin de altı çizildi.