Kent ve Demiryolu Menü

Kalıcı Başlantı:

Yenice Müsellesinde Tarihi Buluşma

(yorumlar kapalı)

Günümüzde devlet adamalarının buluşmaları halktan yalıtılmış, DAVOS ve benzeri kongre vadilerinde gerçekleşmekte ve alınan olağanüstü güvenlik önlemleri ile çevrede yaşayanlara işkence çektirilmektedir.  Ancak geçmiş yıllarda politikacılar halktan bu denli yalıtılmış ortamlarda buluşmuyorlardı.  Bunun bir örneği de 1943 yılında II. Cumhurbaşkanımız İnönü ile İngiltere Başbakanı S.Winston Leonard Churchill arasında yapılan görüşmedir.

TCDD Gar ve İstasyonlarından 35 tanesinde kuşak (Müselles) hatları bulunmaktadır. Adana’nın Yenice İstasyonu müsellesinde bundan tam 40 yıl önce II. Cumhurbaşkanımız İnönü ile İngiltere Başbakanı S.Winston Leonard Churchill arasında çok önemli bir görüşe yapılmıştır. Bir yolcu vagonu içinde geçen bu tarihi buluşma o zamanlar dünya basını ile ajanslarda savaş bültenlerinde “Adana Konferansı” diye adlandırılmıştı.

Aslında dünya tarihimiz vagonlar içinde yapılmış özel veya resmi nice toplantılara konferanslara ve barış görüşmelerine sahne olmuştur. Çoğunlukla uluslar arası kritik günler yaşandığı dönemlerde bu çeşit görüşmeler genellikle tarafsız ülkelerin tarihi şatolarında saraylarında ünlü Hotel Palace’lerde yapıldığı gibi, gizlilik ve güvenlik açısından gözlerden uzak tenha istasyonlardaki vagonlar içinde de yapıldığı görülmüştür.

Örneğin Balkan savaşı antlaşması diye tanımlanan bir görüşme 1913 yılı Ocak ayı sonlarında Çatalca’da bir vagon içinde yapılmıştır. Gümrü antlaşması da yine bir yolcu vagonu içinde olmuştu. (Kazım Karabekir Paşa’nın da katıldığı Gümrü Antlaşmasının yapıldığı salon vagon halen Erzurum Garında muhafaza edilmektedir)

Dış ülkelerde de ise en ünlüsü Fransa’nın Coompi Egne ormanlarındaki bir vagon içinde 22 Haziran 1940’ta yapılmış olanıdır.

yenice-tren-istasyonu.jpgAdana’dan Mersin ve Ulukışla yönlerinden trenler her gidişte Yenice’den geçerken vagon penceresinden görünen “MÜSELLES HATTI” günümüzde yaşayan o yılların insanlarına bu tarihi buluşmayı anımsatmakta hafızalardaki anılar taaa 1943’lere kadar gitmektedir.

1939 Yılının 1 Eylül Cuma saat 04.00 da Avrupa’da başlayan 2. Dünya savaşı 1943 yılına gelindiğinde dünyanın çeşitli ülkelerinde ve korkunç günlerini yaşıyordu. Bir çok ülke işgal edilmiş, şehirler yakılmış, özellikle orta Avrupa devletleri üzerine sanki bir kabus gibi çökmüştür.

Türkün kurtarıcısı ulu önder Atatürk’ten hastalığının son günlerinde Harp Okulu ile Kurtuluş Savaşı yıllarındanyenice-muselles.jpg silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy Paşaýa ölmeden son sözleri şöyle olmuştur.

“… Fuat Paşa pek yakında dünya vaziyeti bizim mütareke yıllarından daha çok ciddi olacak ve karışacaktır. İkinci büyük savaş karşısında kalacağız. Bu ikinci umumi harp beni yataktan kımıldanamayacak bir halde yakalayacak olursa memleketin hali ne olacaktır?  Ben devlet işlerine mutlaka müdahale edecek bir vaziyete gelmeliyim. Bizde hiçbir şeyin yataktan idare edilemeyeceğini bilirsiniz. Mutlaka işin başına geçmem lazımdır”

Atatürk bu sözleriyle dünya ölçüsünde yoğunlaşan ve her geçen gün hızla gelişen büyük bir savaşın kaçınılmaz olduğunu uzağı gören o eşsiz sezgisiyle daha o zamanlar yakın çevresine hatırlatmış.

Onun “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinden de hareketle devlet adamlarımız yurdumuzda her türlü güvenlik önlemlerini almakla birlikte bu savaşta kesinlikle tarafsız kalmayı kendisine şiar edinmiştir.

İşte 2. Dünya savaşının en çetin ve ihtiraslı günlerinin birinde 30 Ocak 1943 Çarşamba günü İngiltere Başbakanı S.Winston Leonard Churchill beraberindekiler Lancaster tipi iki özel uçakla Adana’ya gelmişler oradan otomobillerle ve büyük gizlilik içinde 24 km uzaktaki Yenice İstasyonuna gidilmiştir.

Bu tarihi buluşmayı emekli demiryolcu Hacı Ali Erdoğan şöyle anlatmaktadır.

“sabahleyin kalktığımızda Çukurova’nın parlak güneşli günlerinden biri idi. Köyümüzün hemen içindek müselles hattında beyaz bir tren olduğunu gördüm. Trenin buraya gece geldiği anlaşılıyordu. Zaten birkaç gün önce Bucak Müdürümüz evlerimiz dışını acele kireçle beyaza badanalatmış, etraf süpürülmüş tamamen temizlenmişti.

Sonradan öğrendiğimize göre hazırlık İnönü’nün geleceği için yapılmıştı. Öğleye doğru İstasyondan trene Pompalı drezinle erzak gibi bazı eşyaların götürüldüğünü gördüm. Tren orada iki gün kaldı. Bir ara İnönü müsellesten drezinle istasyona gelmiş, Adana Valisi Akif İyidoğan ve bazı Generallerimizle görüşerek yine aynı drezinle müselles hattına dönmüştü.

Köyümüzdeki bazı evlerin dış cepheleri şimdi o günlerin badanalanmış beyazlıklarının hala izlerini taşır”

Müselles hattından özel vagon içinde geçen bu görüşmeye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Başbakan Şükrü Saraçoğlu, Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu, Dışişleri bakanlığı Genel Sekreteri Feridun Cemal Erkin, Mareşal Çakmak’ın damadı Tümgeneral Şefik Çakmak, Kurmay Albay Kayabalı, Biritanya İmparatorluğu adına da, Başbakan S.W.Churchill İmparatorluk Genel Kurmay Başkanı General S. Alan Brooke, General Sir Mitalnd Wilson, General S. Harold Aleksander, eneral S.Wilfrid Lindseli, Hava mareşali R.M.Drimmond, Krallık Amirali J.G.Dundas ve İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi S.H.Knatehbull Hugessen katılmışlardır.

Bu toplantı sonunda Londra’da yayınlanan bildiride Türkiye’nin tarafsızlığından övgü ile söz edilmiştir. Türkiye’nin tarafsız bu tutumu insanlık alemi için sağlam dostluk ilişkilerinin bir tezahürüdür denilmiştir.

24 Ocak 1965 Londra’da 90 yaşında ölen cenaze törenine 4 Kral 2 kraliçe 4 cumhurbaşkanı 11 başbakanla 113 devlet temsilcsinin katıldığı Sir Winston Leonard Churchill Yenice buluşmasından yedi yıl sonra o günlerin heyecanlı anılarından esinlenerek İsmet İnönü’ye gönderdiği 31.05.1950 tarihli mektubunda şunları yazar.

inonu-corcil.jpg

“Aziz Generalim, Türkiye’nin mukadderatını riyaset ettiğiniz uzun bir dönemde bana öyle geliyor ki tarih General olarak kazandığınız zaferlerden başka Türkiye Cumhuriyetini 2. Dünya savaşının vahim tehlikeleri içinden sizin nasıl sıyırıp geçirdiğinizi ve aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çok çetin mücadelerle kurulmuş olan hürriyetçi ve müterakki (yükseltici) hükümet sistemini nasıl koruduğunuzu kaydedecektir. Dostça ve zevkli olan mülakatımızı (görüşmemizi) daima hatırlarım ve size en iyi dileklerimi yollarım, pek samimiyetle”

Her ne kadar A.Lütfi Balamir’in Müselles’teki bu tarihi görüşmeyi akataran makalesinde değinilmese de  bütün ısrarlara rağmen “yayılmacıların kapışması” olayına bulaşmayan Türkiye’yi savaşa katılmaya ‘ikna’ edebilmek için Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yle görüşmek isteyen İngiltere Başbakanı Winston Churchill’e 30 Ocak 1943’te ‘Yenice İstasyonu’nda randevu verilmişti.

İnönü Londra’dan kalkıp gelen İngiltere Başbakanı’nı Beyaz Vagon’da kabul ederek, savaşa girmemiz için yapılan ısrarları ve vaat edilen askerî yardımları, bütün kibarlığıyla geri çevirmiştir.

beyaz-vagon-ici.jpgVagonun yemek salonunda gerçekleşen ve görkemli bir sofranın eşliğinde süren görüşmelerde İnönü öylesine “içten ve zarif” bir ev sahipliği yapmıştı ki, iki devlet adamı anlaşamadan vedalaştıkları halde, yemek listesini günün hatırası olarak saklamak üzere karşılıklı imzalamışlardır…

Böylece Türkiye, 20. yy’daki en vahşi kapışmanın dışında kalarak, tüm komşuları arasında barışı yaşayan tek ülke oldu. Yenice köyü ve Beyaz Vagon da sömürgeci devletlere karşı bu destanlaşan ret yanıtının ortak tanıkları olma onurunu kazandılar…

Barışın simgesi: Bugün, Tarsus’a bağlı bir belde olan Yenice, işte bu onuru, kuşaktan kuşağa kalıcı bir kent kültürüne dönüştürmenin de heyecanını yaşıyor.

Yeniceliler, geçmişin o unutulmaz buluşmasını anıtlaştırmak için 1990′larda Beyaz Vagon’u aramaya başlamışlar ve bir atölyede bulunarak onarılan vagon Yenicelilere armağan edilmiş. Belediye de vagonu istasyona koymak yerine, “İnönü-Churchill Barış Parkı” içinde değerlendirerek halkın ziyaretine açmıştır.

Parka uğrayıp beyaz vagonu ziyaret ettiğinizde 68 yıl önceki dış ilişkilerdeki onurlu duruşumuz ile bugün “bir koyup üç alma”  ve “limanlarını, üslerini Irak’ın işgali için ABD güçlerine açmaya” varan duruşumuz arasındaki farkı göreceksiniz.

yenice-belediye-logosu.jpgBu tarihi buluşmayı beldenin logosuna taşıyan yöneticilerde bir teşekkürü hak etmektedirler.

Kaynak:Demiryol dergisi  Mayıs 1983 sayı 688

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yazar: Kentvedemiryolu