Kent ve Demiryolu Menü

Ümit Sarıaslan- Demiryolu

Kalıcı Başlantı:

Arazi Kanunnâmesi ve Sultan Abdülaziz’in Avrupa Gezisi (21 Haziran 1867)

resimJames Whittal’ın "Demiryolu şirketleri küçük muhtar cumhuriyetler biçiminde gelişecek." sözlerinde dile gelen siyasal-ekonomik tasarımın altyapısı kuruluyor. İngilizlerin bilinen politikası dışında, Fransa’nın Kırım Savaşı sonrasında, Osmanlı "nezdinde" kazandığı "prestij"i, diplomatik bir baskı aracına dönüştürerek yürüttüğü politikaya değinmek gerekir;  dahası açmak… Çünkü, bu politik geçitte döneme tarihselliğini veren tipik olaylar yaşanacaktır.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

19 Kasım 1936 İlk Kömür Treni Ankara Gar’da

resimZonguldak-Çatalağzı’ndan aldığı ilk kömürü, Başkent Ankara’ya getirecek olan ilk tren, 19 Kasım 1936 günü Ankara İstasyonu’na girmişti… İzmir İktisat Kongresi’ni izleyen 7 yılda, özel sektöre dayanılarak, genç cumhuriyetin gereksinme duyduğu endüstri ve sanayi atılımlarının gerçekleşmeyeceği somut olarak görüldü.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Raylarda Taşınan Tarih:Açılışının 105. Yılında (25 Ekim 1904) Konya-Bulgurlu (Ereğli) Demiryolu

(yorumlar kapalı)

resimİngiliz Lnych kardeşler, daha 1800’lerin başlarında Dicle ve Fırat vadisinde nehir ulaşımı yaparken, aynı vadiyi izleyerek Akdeniz’den Basra’ya inmesi tasarlanan ilk demiryolu projesi de yine İngilizlerce gündeme getirilecektir. Ne var ki, 1836’da İngiliz subayı Chesney’in bu önerisi de, ardı sıra gelecek olan ve yine İngiliz kaynaklı Kahire-Basra demiryolu projesi de, aynı ülkenin "demirden" siyasetine takılıp kalacaktı.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Zaman Treninde Yolculuk

(yorumlar kapalı)

resimFotoğraf çok güzel. Birincisi son kertede ironik; bu yanıyla, bir o kadar siyasal. İkincisi, saat imgesiyle sundurmanın altına tünemiş zaman duygusunun, aşağıda bekleyen vagonlarla ele alındığında, perona taşıyıp getirdiği yalnızlık ve yolculuk çatallı hali. Bu çatallanmanın tanımlanmasında çan çan çalan bir görsel simge saat.Her iki durumda da tarihsel grafiği de, görsel grafiği de başarılı bir fotoğraf.Niye ironik ve dolayısıyla siyasal denilebilir?

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Demiryolunda Akan Zaman Duran Zaman

resimÜlkemizde saatler 29 Mart 2009 Pazar günü 03.00’te bir saat ileri alınarak yaz saati uygulaması geçilmiştir. Haydarpaşa Garda bilet gişelerinin bulunduğu büyük salonda iki adet saat bulunmaktadır. İleri saat uygulaması başlayalı nerede ise bir hafta olmasına rağmen salon içerisindeki saatler başka zamanları göstermeye devam etmekteydiler. Bu iki saat miydi zamanı yanlış gösteren Haydarpaşa’da. Özel şirketin işletmeciliğini yaptığı otomatik emanet dolapları da ileri saat uygulamasına ayak uyduramamış. Garın girişindeki "tak" ise üç yıl önceki yıldönümü ile karşılar yolcularını.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

14. İstasyon Beni Uyur Bulacak

(yorumlar kapalı)

 kdBaşlığı kuran tümce, değerli şairin gençlik şiirlerinden birinin adı. 1950’li yılların başlarında yazılmış bu şiir, şairin memleketi Adana‘da yayımlanan Bugün adlı gazetenin sanat sayfasında yayımlanmış: "Bu kaçıncı istasyon, Kimbilir hangi durak, Çisem çisem yağmurda, Uğulduyor düşünce, 14. İstasyon beni uyur bulacak"

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

Devlet Gazetecisi ve Devlet Demir Yolları

 kdSayın Ege Cansen’e, Bir yazısından yola çıkarak

Sözü "Devlet Gazeteciliği"ne getirmek için, 1950’li yıllara uzanıyor ve demiryollarının "yeniden yapılanması" amaçlı çalışmalar yapmak üzere ABD’ye gönderilen bir "heyet"in hazırladığı "rapor"dan şu saptamayı aktarıyorsunuz: "ABD’de, devlet demiryolları özel sektöre aittir." Dilimiz ne kadar alışmış ki, devlet ve demiryolu ilişki ve ikilisine, o "heyet"in "rapor"unda da, demiryolları değil de, "Devlet Demiryolları" deniliyor, görüldüğü gibi! Toplumsal derin kökleri ve gerekçeleri olan kimi konu, kurum ve kuruluşlar, ne kerte karşısında olunursa olunsun, kamusal ortakbilinçaltına böyle yer ediyorlar.

Devamı için tıklayınız »

Kalıcı Başlantı:

HİCAZ HATTI’NIN 100. YILINDA ŞAM’DA TÖREN, BİZDE TALAN

 kdNasıl? Osmanlıcılığı, milliyet ve mukaddesat şampiyonluğunu kimselere bırakmayanlar, tam da böylesi tarihsel bir noktada kendilerine yakışanı yapıyorlar değil mi? Hani, nerede Abdülhamitçiler, hani yere göğe sığdıramadıkları Ulu Hakanlarının bu ulu mirasına; Haydarpaşa İstasyonu ve diğer tarihsel-kentsel-kültürel eklentilerine niçin sahip çıkmıyorlar?

Devamı için tıklayınız »