Kent ve Demiryolu Menü

Kalıcı Başlantı:

Bir Müzayedenin Ardından

resimYılın en uzun günü 21 Haziran’da, Ankara Plaza Otel’de saatler süren uzun bir müzayede gerçekleştirildi. Eski Zaman Sanat ve Kültür merkezi tarafından arttırmaya çıkarılan 8675 ürün arasında, demiryolları tarihimiz açısından önem taşıyan pek çok değerli fotoğraf ve belge de bulunuyordu.

Osmanlı demiryollarına ait tahvillerle hisse senetleri, çeşitli hatların açılışları anısına yayınlanmış albümler, demiryolu haritaları, rehberler, belgesel fotoğraflar, işletmeci şirketlerin antetli yazışma kağıtları, kartpostallar, diplomalar, pasolar, tren ve piyango biletleri, afişler ve dergilerden oluşan çok sayıda döküman; 40 TL ile 10.000 TL arasında değişen fiyatlarda alıcı buldu.

Aralarında beni en çok etkileyen, Haydarpaşa Garı’nın 6 Eylül 1917 tarihinde yaşadığı büyük patlamanın ardından durumunu belgeleyen, 29 fotoğraflık lot oldu.

24×30 cm boyutlarındaki siyah beyaz görüntülerde; patlama sırasında çatısı uçmuş, üst kat duvarları simsiyah is tabakasıyla kaplanmış gar binası; paramparça olmuş vitraylar, içinden demir parçaları fırlamış yıkık duvarlar, yamulmuş demir iskeletlere dönüşen tren vagonları, kıvrılıp ters dönmüş kocaman ray parçaları çarpıcı bir netlikte görüntülenmişti. Vagonlardan kopmuş tekerleklerle, iri metal parçaların, tas, tuğla ve diğer artıklara karıştığı dev enkaz yığınları denize kadar uzanıyordu. Bu görsel kayıtlarda, yaşanan facianın boyutları öyle etkili bir dille sergilenmişti ki, bir an patlama sırasında yükselen çığlıkları kulaklarımda duyar gibi oldum.

Teknik özellikleri bakımından üstün bir anlatım gücüne sahip olan fotoğrafların arka yüzünde Osmanlı döneminin ünlü fotoğrafhanesi Sébah&Joaillier’nin damgası bulunuyordu. İlk bakışta, fotoğrafların çekiminin bu stüdyo tarafından çekilmiş olduğu akla geliyorsa da, Almanların bu tür belgesel fotoğrafların çekiminde uzmanlaşmış bir askeri fotoğrafçısı tarafından çekilip daha sonra söz konusu fotoğrafhanede tabettirilmiş olduğu da düşünülebilir.

İşaret ettiği tarihsel olayın yarattığı tahribatın büyüklüğünü, görsel olarak kavramamızı sağlayan bu fotoğraf grubunun, yakin bir zamanda bir albüm halinde yayınlanıp demiryolu tarihimizle ilgilenenlerin incelemesine sunulmasını diliyorum.

Bir koleksiyonerin kasasında kilitli kalamayacak önemdeki bu görsel belgeler, bir sergiyle de topluma tanıtılabilir. Oldukça yüklü bir bedel ödeyerek fotoğrafları satın olan koleksiyonerin bu konuda ayni düşünceleri paylaştığını umarım.

Bir söylentiye göre fotoğraflar, iki hurdacı tarafından ortaya çıkarılıp satılmış. Kimbilir hangi deponun unutulmuş bir kösesinde tozlar içinde gün ışığına çıkmayı beklemekteydiler.

Müzayede de satışa sunulan fotoğraflar arasında gene Osmanlı döneminin en önemli fotoğrafçılarından Berggren tarafından çekilmiş çok değerli fotoğraflar da bulunuyordu. Bunlar içinde sonradan kartpostal olarak yayınlanmış olan Mekece Garı fotoğrafının orijinali gerçekten çok güzeldi. Zaman onları biraz sarartmış olsa da, Haydarpaşa Garı’nda çektiği fotoğrafların da essiz birer belgesel değer taşıdıkları tartışılamaz. Özellikle de garın deniz tarafında bir marşandizin görüntülendiği fotoğraf.

İsveç kökenli bir Osmanlı fotoğrafçısı olan Berggren, Engin Çizgen’in verdiği bilgiye göre, Bağdat Demiryolu’nun yapımı sırasında, Goltz Paşa ile birlikte Anadolu’ya geziler yapmış ve demiryolu üzerindeki pek çok kentin fotoğraflarını çekmiş.

Belki de sözünü ettiğim bütün bu fotoğraflar, Haydarpaşa arşivinde ya da demiryolu müzelerimizde bulunuyordur ve bir gün umarım değerlerine yakışan bir baskı kalitesiyle yayınlanırlar.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yazar: Gülseren Mungan Yavuztürk